Engelli İnsanların Yaradılışının Bu Dünya Yüzündeki Hikmeti!


Engelli insanların öbür dünyada kazanacakları bu dünyanın kısa ömrüne kıyasla kabul etmez. Bu konuda şüphe yok. Bu konuda güzel cevaplar için aşağıdaki linklere bakınız:

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/14193/allah-teala-nin-bazi-insanlari-ozurlu-yaratmasinin-hikmeti-nedir-bunlarin-ahiretteki-durumu-nasil-olacaktir.html

http://engelliler.gen.tr/f84/allah-neden-engelli-insan-yaratti-9520/

Burada Asıl cevap vermek istediğimiz engelli insanların bu dünyaya bakan yönüdür. Düşünce Akademisini takip eden bir kişinin, düşünce metodolojisini geliştirmek isteyen bir kişinin hayatta gözlemleyeceği altı küme içinde toplanacak insan vardır.

1. Bebekler ve çocuklar. ( Gelişim süreci boyunca düşünce dünyaları, hayal dünyaları izlenmelidir.

 2. Engelli İnsanlar. ( Geliştirdikleri yetenekleri, hayat enerjilerini, yardım severliklerini, aileleri ve çevreleri ile olan bağlarını gözlemlemek ve daha iyi anlamak için.)

3. Başına bir felaket gelmiş insanlar. Yakınlarını kaybedenler, sevdikleri ile ayrılanlar, işlerini kaybedenler vs.

4. Hayatta başarılı olan insanlar, liderler, karakter sahibi insanlar, özellikle Peygamberlerin hayatı ve düşünme biçimi.

5. Hayatta başarısız olan insanlar, alkolikler, düşmüşler, düşkünler vs.

6. Yabancı İnsanları. ( Bu kişileri misafir etmeli kültürün nasıl düşünceyi şekillendirdiğini anlamalı, düşünce dünyalarını anlamalı ve insanlığımızı daha iyi anlamalıyız.)

Engelli tanıdıkları olanlar dikkat etmişlerdir. Engelli gençler, diğer akranlarına göre bir nebze daha yüksek bir ruha sahiptir. Allah kimseye dayanamayacağı yük yüklemez. Bu kişiler diğer insanlara göre daha dayanıklıdır. Bu dayanıklılık hem ruhen, hem zihnen hem şahsiyet olarak dikkatlerden kaçmaz. Bu kişiler daha hayatın anlamı hakkında sağlam görünen insanlara göre daha uyanıktırlar. Daha bilinçli ve farkındadırlar. Hayatın en önemli ilkesi olan ve düşüncenin temeli olan önemli ile önemsizin farkını idrak edebilme yeteneği bir uzvunu kaybetmiş insanlarda had safhadadır. Bu şahıslar, bir eğitim almadan düşünce metodlarının en önemli adımını hayatın içinden kazanırlar. Böylece şahsiyetleri bir kılıç gibi bileylenir. Ruhları ışıldar. Ruhun yüceliği hem bu dünyada insanın değerini arttırır hem öbür dünyada. Öbür dünya faslına girmiyoruz. Ruh yüceli, şahsiyet yüceliği demektir. Doğru karar verebilmeyi, insanları sevebilmeyi, kendini motive edebilmeyi, enerji yüklenebilmeyi, hayatı anlamlandırabilmeyi mümkün kılar. Bunlar sağlıklı sanılan özürsüz insanların istisnasın yüzde 80’ninde olmayan özelliklerdir. Bunlar kağıda, kaleme hesaba gelmez. Ancak bu üstünlük ve değer kimi yerde paha biçilemez.

Yine görme engelliler özelinden gidersek bir uzvunu kaybeden bir engelli diğer uzuvları ile daha üstün beceriler geliştirir. Görme engelli birisi daha güzel duyar. Bunun yanında hem duyar, hem de “düşüncesi ile görür.” Bu yetenek çok çok önemlidir. Bunu geliştirebilmek için insanlar yıllarını vermektedir. Belli bir zekanın üstündeki görme engelliler bu yeteneği doğal olarak geliştirmektedir. Binlerce bakar körün olduğu dünyada, bu yeteneği olan bir insana kör denemez. Ancak görme engelli denir. Çünkü düşünerek görebilmek olayların sebep sonuç bağlantılarını kurabilmeyi, doğru değerlendirme yapabilmeyi, doğru kararlar verebilmeyi beraberinde getirir.

Aşık Veysel, köyüne kiraz ağaçları diker. Köy çoraktır. Köylüler, şu köre bak olmayacak iş yapıyor diye dalga geçerler. Belli bir süre sonra Veysel, ilk meyveleri alır. İşte o vakit köylüler, işte asıl kör bizlermişiz derler.

Böyle çok hikayeler var. Bu temsili hikayecik gibi gerçekte böyle olaylar çok olmaktadır. Daha iyi karar verebilen, görme engelliler, büyük başarılara imza atabilmektedirler.

Aynı durum kolları ve bacakları olmayan resim yapanlarda da vardır. Burada sadece bir teknik yoktur. Zira resim yapabilmek bir düşünce sistemine sahip olabilenlerin işidir. Yani mekanik bir durum yoktur. Kısaca bir uzvunu kaybetti ve öbürü güçlenmeye başladı demiyoruz. Demek istediğimiz şey zaten ruhen üstün olan bu kişiler bir uzvunu kaybedince, yeni bir düşünce sistematiği geliştirerek olayları yeni bir pencereden kavramakta, ve doğru anlamlar yükleyebilmekteler.

Aynı şekilde doğru düşünebildikleri, kendileri ile barışık oldukları ölçüde hem duygusal anlamda güçlenmekte, hem de çevreleri ile daha olumlu ilişkiler kurabilmekteler. Çünkü doğru, mantıklı düşünebilen, duygularını olumlu yönde sevk edebilen bu insanlar çevreleri ile doğru iletişimi kurabilmektedir. ÇEvrenize bakın. Engelli olmayıpta etrafına görünmez duvarlar ören binlerce yalnız insan görürsünüz. Halbuki özürlü insanlar, bir şekilde çevreleri ile doğru iletişimi kurabilmenin yollarını da bilmektedirler. Daha önce belirttiğimiz gibi onlar önemli ile önemsizin farkını doğru ortaya koyabilmektedirler. Burada bizim alacağımız dersler vardır.

Özetle engelli insanların bu dünyada şu avantajları vardır:

1. Önemli ile Önemsizi Ayırt Edebilme Becerisi.

2. Düşünceleri ile Göre Bilme Yeteneği.

3. Çevreleri ile doğru iletişim kurabilme becerisi.

4. Düşünce Dünyalarında Oturmuşluk neticesi yüksek şahsiyet.

5. Ruh yüceliği

6. Diğer uzuvların değerlendirebilme becerisi, yeteneklerde artış.

7. Yine önemli ile önemsizi ayırt edebildikleri için hayatı doğru anlamlandırma yeteneği, olumlu moral, moral üstünlük, duygu dünyasında denge kurabilme, duygulara hakim olabilme becerisi.

Yukarıda saydığımız özelliklerin çoğunu bir engelli insan taşımaktadır. Allah bir yerden alırken bir yerden de bu insanları desteklemektedir. Ahirette kazanacaklarına girmiyorum bile. Maalesef ülkemizde Allah bu insanlara adaletli davranırken, toplum, yöneticiler yani çevredeki bizler zalimce davranıyoruz. Ne yollar yol, ne kaldırımlar kaldırım. Ne asansörler asansör. Bizden fazlası olup, eksiği olmayan bu insanları evlere mahkum ediyoruz. Sonrada niye dünya devleti olamadık, niye gelişemedik diye dövünüyoruz. Önce insanlığımızı düzeltmeliyiz. İnsanlığı geçtim, sadece parasal olarak kaybımız bile milyarların üstünde. Zira 10 insanımızdan biri özürlü. Yetenek olarak çoğu insandan üstün olan engelli vatandaşlar doğru değerlendirilebilse, bunun memleketimize katacağı katma değer muazzamdır.

Elin oğlu boşuna dünya devi olmaz. O her işin insanla olacağını bilir. 1 insanını bile israf etmez. Oysa israf haramdır. Biz ise en kıymetli varlığımız olan insan sermayemizi çarçur ediyoruz. Sonra da müslümanlıkta mangalda kül bırakmıyoruz.

Neyse lafı uzatmadan diyelim ki hem engelli vatandaşlarımızdan öğreneceğimiz şeyler var, hem de bu yazıyı okuyan, dinleyen engelli insanlarımız varsa bilsinler ki kendileri çok değerlidirler. Kibre kapılmayın, ümitsiz olmayan. Olan yeteneklerinizi bir seviyeye çıkarmaya çalışın. Çevre, toplum ne olursa olsun bilinki bu işte bir hikmet var. Sabırlı olun şükredin. Hem bu dünya da hem de öbür dünya da mükafatınız vardır. Bizlerinde sizlerden öğrenecek çok şeyimiz var. Tüm İnsanlık engelli insanlardan yararlanmalı ve özellikle biz düşünce akademisi öğrencileri sizi anlamaya çalışmalıyız.

Saygılar

About these ads

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s