Birkaç güftesiz söz çokluğu, kalabalık yalnızlıkların içinde…


Neden kısa sürer hiç gelmeyen bahar,

Gün neden çabuk solar düşünce altına denizin,

Bu nehir bu gül ve bu kumar.

Hunun önündedir dal taneleri dantellerin.

Gül ibrikleri ve saçında aradığım o sarı altın tel

Bulsam sürsem yüzüme koklasam miski amberi….

Ve bu kör gözü bu karanlık aydınlığın.

Açılsa ulaşsam, sarsam yalnızın…

Ve de hangi nazenin mana

Hangi saklı sır

Bu semboller kırallığının bir anlamı var gülüm….

Sana kıraç şehirlerde aydın ufuklar sunarım.

Kırarım afakları şaçlarına koyarım….

Bunlar pırlantasıdır zamanın…

Ve binbir ışıltılı ten günleri….

Haber uzaklardan bir kelime….

Ve söz yaratandır yaratandan ötürü…

Hu perçeminde saklı ruh…

Bu Allah ın öyküsüdür….

Bu insan….

Ve seven Ruhtan üstün şey, gönülde iman….

Dağ başları tutulsun…

Geçitler izin vermesin yarına….

Ölüm şıvklarını atsın boynuma….

Ben dönmedim sevdamdan….

Sevgim sanaysa da gülüm.

İnancım Ruhuma…

Ve gönül sarayı ikametgahı….

Çıkma gir koynuma….

Bu Tanrı nın evidir…

Öyleyse öyle bir tevazu ile gir ki.,.

Na kablün mümkün olmasın….

Saf gözlerini indir boynuma gel sevgilim….

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s