Emperyalizm Bir Başarı mıdır ?


Rus emperyalizmi, İngiliz emperyalizmi, Fransız, Hollanda, İspanya ve İslam Emperyalizmi…

Emperyalizm Mülkler’in kitabında tanımlanmış, imparatorlukları iki kategori de değerlendirerek sınıflandırılmıştır.

Bir yapı ya devlettir ya imparatorluk.

İmparatorluk kurala dayanmaz ve eşitler arasında birincidir. Devlet ise eşitler arasında kurallarla sınırlandırmaktadır.

İmparatorluklar egemenlik alanlarında yani yayıldıkları territory’de ya hegemonya kurarlar ya emperyal olurlar.

Yani hegemonya güçler arasında birinci olup diğerlerin iç işlerine karışmadan sürdüren.

Emperyal ise iç işlerine de karışıp emreden, ilerleyen.

Hegemonya mücadelesi genelde aynı bölge de verilmektedir. Avrupa’da devletler hegemonya mücadelesi vermektedirler.

Emperyal ise yayıldığı alanda asimetrik gücü ile kendini dayatır.

Fakat emperyal gücün, yani imparatorluğun kaderini periferinin davranışları ve nihayetinde merkez de ki seçkinlerin moral ve hukuki olarak periferiye göre durumları belirler.

Genelde Karl Marx gibiler tüm emperyalist aktiviteyi iktisadi motiflerle sömürü çerçevesinde açıklamaktadır.

Oysa emperyalin, siyasi, politik saikleri vardır. Öne sürdüyü model değerleri vardır ve bunu taşıdığını iddia eder. Bu ahlaki düzeni her yere götürmek asli amacıdır. Kendini yükümlülük altına sokar. Böylece yayılması için moral bir kuvvet kazanır. Merkezden periferiye bazen medeniyet, bazen din, bazen demokrasi taşır.

Moral değerler ile iktisadi karlılık arasında bazen kırılmalar olur. Bazen zararına dahi hareket eder. Stratejik yani politik amaçları vardır.

Bu tanımlar çerçevesinde öyle ise emperyalizm bir süreçtir, ve özünde aynı olan emperyalizmlerin öncül aldıkları bu moral değerlerle, gerçekte taşıdıkları arasındaki ince farkı değerlendirmek gerekir. Yani bir imparatorluk çöktüğü zaman ne kaybedilecektir ve geride ne bırakacaktır. Merkezi ne kaybeder, periferi ne kazanır. Periferiye ne taşır. Söyleminde taşıdığı medeniyet, ve din hakikat midir, yoksa iktisadi ve politik amaçları üzerine serdiyi bu örtünün hiçbir geçerliliği yok mudur? Oysa hakikatte merkezin moral ve manevi yönden inancı başarının temel dayanağı ise belli bir medeniyet söyleminin de taşıdığı anlamlar ve değerlerin gerçekte olması doğaldır ?

 Öyle ise bir emperyalizmin merkez de ki başarısı ve periferi de ki başarısı ayrı ayrı değerlendirilmeli ve nihai aşamada kazanç tablosu oluşturulmalı ve böylece nihai bir başarının olup olmadığı bu analizle değerlendirilmelidir.

Bunun için önce bir söylem analizine girişilmesi mantıklı olacaktır. Diplomasi kitabında Kissinger’in belirttiği gibi Amerikan Politikası Amerika’nın bir misyonu olduğunu iddia edenlerle, onun menfaatleri olduğunu iddia edenler arasında, tüm politikanın bir sarkaç gibi salındığını ifade etmektedir. Bu pek çok imparatorluk, daha doğrusu bir hegemonya olma ve nihayetinde yayılma amacı güden güç için doğru bir tesbittir. Zira Mülkler’de kitabında bu çerçeve de söylemlerde bulunmaktadır.

İspanyollar için söylem, “ Barbarları, insan kurban edenleri medenileştirmek”. Amaç dünyevi ve toplumsal bir başarı. Arkasında ki saik maddi, Amerikan Altını.

Şimdi Osmanlı için taşıdığı söylem, “ Hak dinin Yayılması, ve din-i İslamı dünyaya hakim kılmak”. Amaç Uhrevi, ve toplumsal bir başarı. Arkasında ki saik maddi ve manevi, iktidar hırsının tatmini.

Amerika için söylem “ Dünyaya demokrasi taşımak”. Amaç dünyevi, siyasi bir başarı. Arkasında ki amaç maddi ve manevi tatmin, siyasi devamlılığın teşkili için hedef gösterme.

İngiliz ve diğer imparatorluklar için söylem ve saik nedir?

Not: Bu merkezdekilerin Hukuki durumu ile periferidekilerin hukuki statüleri o kadar önemlidir ki eğer merkez seçkinlerle halk kendini bir şekilde eşit hissetmiyorsa en nihayetinde bu periferide ki huzursuzluk başka bir millete hükmedenin sonunu getirir. Nitekim üç imparatorluk, Osmanlı, Rusya, ve Avusturya-Macaristan halkları bu eşitsizliğe o kadar karşı çıkmışlardır ki en nihayetinde farklı dinde ki tebaalarının isyanı yetmemiş, kendi halkları da imparatorların şahsında ki üstünlüğe bile dayanamamış ve nihayetinde ki dönemin güncel siyasi hedefi ve sistemi olan cumhuriyet ismen de olsa yeni seçkinlerin gözdesi olmuş ve uygulanmıştır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s