Davos’ta Ne Aranıyor ?


Coca Cola Ceo’su Muhtar Kent, televizyonda bu sene Davos’ta sistemin dönüşümü için çözümler arandığını TV’de nakletti. Nasıl bir çözüm arıyorsunuz? Neyi arıyorsunuz? Çözüm belli değil mi?

Milyar dolarlık firmaları, devletlerin bütçelerinden büyük cirolarını, paydaşlarının talepleri doğrultusunda karlı halde tutabilmek için ne yapmaları lazım. Devletlerden büyük bu firmaları kendi derdindeki zavallı devletler mi kurtaracak. ABD hükümetinin vergilerle bu işin altından kalkması mümkün müdür. Elbetteki hayır.

Firmalara ancak kendileri yardım edebilir. Dev finans firmalarının müşterileri dolaylı yoldan halktır. KArlılık ancak yeni taleple mümkündür. 1929 krizinde devletlerin büyüklükleri ve etkinlikleri zamanımıza oranla, daha fazla idi. Şimdi ise hiçbir devlet bu dev cüsseli ticari ve finans firmalarını kurtaracak etkide değil. 1929’ın ardından bile devlet New Deal ile önce harcamaları arttırarak halkın yaşam standartlarını yükseltecek tedbirler alarak olaya müdahale etti. Oysa şimdi doğrudan yardımların beklenmesi, hiçbir işe yaramamakta. Çünkü müşteriler talep etmiyor. Büyük bir delik var.

Yeni müşteriler lazım. ABD vatandaşlarının ve dışarıdaki vatandaşların tüm dünya genelinde alım güçlerini arttırmak lazım ki dünya ticareti düzelsin.

Bunun belli yolları var. Adına Zekat diyelim, tobin vergisi diyelim, mikro kredi diğelim, yardım diyelim, know how transferi diğelim, her ne dersek diyelim, zayıf olan vatandaşlara bir güçlü yardım programı lazım. Ancak ve ancak talebi ve dünya piyasalarını bu kurtarır. Canlanma insanların harcayacak paraları ve huzurları olursa mümkündür.

Dünya sürekli bir savaş bekleyişi içerisinde, üstelik harcanacak para ve birikim insanlarda yok. Büyük firmalar karlarının bir kısmını insanlara bedelsiz vermedikten sonra asla mümkün olmayan bir iyileşme bekleyişi içerisinde olacaklar. Bu belki yirmi yıl sürecek bir bekleyiş demek. Oysa devletlerin gücünü aşan bu yardımı zenginler yapmak zorundalar. Oran ise servetlerinin sadece ve sadece yüzde 2,5 ‘una denk geliyor. Planlı ve programlı yardım programı zenginlere yani dünyanın yüzde 1’ine karşı olan öfkeyi dindirir ve saygı oluşturur. En nihayetinde yaratacağı hacimle zenginliğinize zenginlik katar.

Bu çok kolay ve çok zor formülü Yüce Peygamber’imiz Hz. Muhammed ( s.a.v.) öneriyor. Nice peygamberlerde bu formülü sunmuşlar, kimisi ölmüş, kimisi öldürülmüştür. Oysa ağır bir yük değil bu. Bu dünyanın tek çıkar yoludur.

Obama konuşmasında zenginler daha fazla vergi versin diyor. Güzel bir düşünce ama bunun ötesinde zenginler servetleri oranında yardımı bir seçenek olarak, kendileri ve insanlık için doğru ve erdemli bir faaliyet olarak görüp uygulamaları ile mümkündür.

İrade kendinde olacak. Krizin reçetesi budur.

Önce ev kredisi borcu olan ABD’lileri af ederek başlayın. Sonra madur ülkelerin halklarına yardım yapın. Eğitim verin. Afrika’yı, insanlığın kurtuluşunun başladığı yer yapın. Kara Kıtayı, Siyah inci yapmak insanlığın ve sizin borcunuz. Dünya’daki fakirlik bitmeden, Filipinler mutlu olmadan, Afrika’lılar payını almadan dünya’da küresel krizin aşılması çok ama çok zor.

Mutlu ufuklar için biz teklifimizi sunuyoruz.

Saygılar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s