Deneme Avrupa Birliği ve İnsanlık Üzerine


Avrupa Birliği açık bir Hristiyan birliği. Bu dini değil kültürel bir birliktelik. Kendine sonsuz güvenli. Zaferinden emin ve asla alternatif kabul etmiyor. Bulunduğu noktayı tüm dünyanın ulaşacağı son nokta sayıyor. Aklın üstünlüğünden ve insanın bireysel çıkarının ötesinden başka ulaşacak noktası yok. Varlığı kendinden menkul kapital merkezli, kendine, putlarına, naslarına meftun ince ayar bir restorasyon. Kendine nasıl aşık edeceğini biliyor. Düşüncenin tüm üstün kafalarının burada olması da bu inancı güçlendirirken diğer uluslarında bundan etkilenmesine neden oluyor. Kendinin dışında ki her sisteme saldırma ve yok etme özelliği olan bu medeniyet için tek doğru çıkar ve kendini begenmişlik. Yani kibir…. Peki bu mütevazı insanlar nasıl düşünce de bu kadar kibirli oluyorlar ve buna inandıkları gibi diğer insanları da buna inandıra biliyorlar? Bunu tarihte mi insanın yetişme tarzı ve çevresinde mi aramalıyız. Bildigimiz herşey yanlış sa? Ya bu insanlar suçsuz da aslında onları bu hale getiren bizler suçluysak. Bu nasıl olabilir. Bu da ayrı bir sorU? Bir akıl oyunu…. Zayıf olmak suçunu işlemişsek? Tıp kı Nietzsche nin cinneti gibi? O tüm batının cinnetini tek bedende yaşadı ve canına kıydı? Bu insanlardan bağımsız sistemin mantığı da bu ise? Kendine inanılması ve teslim olunması? Asla bir rakip tanımaması. Pür disiplin, pür  heva…. Kendi içine kapanmış bir mahkumiyet…

Hiçbir zaman bu sorunun cevabını bulamayacağız. Çünkü tarih geriye akmıyor. O nu baştan yaşıyamayız. Artık batıyı içimizden söküp atamayız. Bu felaketle beraber yaşayıp yok olacağız. Tüm kadim memleketlerin bu vebasının tek sonucu toplu intihardır. Batılılaşan daha doğrusu sistemleşen doğu da bu kervana katılınca dünyanın kendi sonunun insanın o kanlı eli getirecek. Bunu da mutlulukların dorugunda ulaşacak. Dünya nın dört bir yanında sonsuz acı ve gözyaşı hakimken hiçbirşeyi umursamadan ve hiçbir sorumluluk duymadan ancak bir batılı, sistemin içerisinde gözlerinize bakar ve ama siz geri kalmışsınız diyebilir. Bu aymazlık ve ahmaklık veyahut yüzsüzlük binyılların kanı onun gözünde aklın gözyaşlarıdır. Her değerli fikir yakar yıkar çünkü haklıdır. Çünkü zafer haklıdır. Çünkü güçlü haklıdır. Zavallı yenikler…. Romanın kulağına küpe olan bu sözler işte batının tüm felsefesidir. Ve dünya alınacak ve fethedilecek bir yer ve yeryüzü baştan sona bir cennet yeryüzü cenneti. Tanrıyı da kovalım. Bazen vicdan azabı duyarsa ki her zaman olmaz. Günah çıkaralım Tanrı’nın sümme haşa oğlundan. Çünkü O nun önüne çıkmaya yüzümüz yok. Bizler mi onlar mı kim neden nasıl  ?

 

Hiçbir cevap veremeyeceğimiz başka bir konuda diğerlerinin akibeti. Bu kumsalda onlarda yükselen suların altında mı kalacaklar. Elbette . Neyi öngörebiliriz ki başka…. Belki bir yeniden doğma…. Fakat bir diğeri batmadan öbürü dogar mı…. Diyalektik tez ve antı tez den bahseder. Ve de sentezden. Peki bu Batının anti tez i var mı. O Batı dedigimiz şey ki bir tez le antı tezin çarpışmasının sonucu bir sentez. Haçlılarla islamla devam eden ve her ikisinde başını yiyip modern Batı yı en nihayetinde de postmodern batıyı oluşturan şey…. Ve şimdi bu batının yok olma vakti geldi…. Ya antı-tezi ile bir sentez oluşturacak veyahut hepimizi yok edecek…. Nedir Batı senin antı-tezin. Yukarda saydığımız tüm kötü özelliklerinin karşıtı var mıdır? Bencilligin, kibrin, sistemin, dünyasallıgın, ve duyarsızlıgının…. Bunun bir antı,tezi olmalı ve sen onla birleşmelisin ki nihayi kurtuluşu tüm insanlıgın bu sisli karanlık zahiren güzel dünya cennetinin ufuklarından ansızın yükselsin…. Ve bu koyu karanlıklar parlasın aydınlıklara ve yıldızlar kaybolsun fikir dünyanda ki cılız güzel ışıklar ve doğsun Tek güneş tek aydınlık ve en büyük güzellik. Bir Paris, bir Brüksel, Bir Beyrut la ,Bir Bagdatla , Bir Addis Ababayla kardeş olsun. Çözülsün tüm kiri pası üstünde ki kanı o yaşlı kıtanın yaşlı insanlarının. Ve versin hepsine sonsuz nurunu ve insanlıktan af dilesin bütün düşünürleri atomun. Ve Barış sarsın dünyayı huzur. Paylaşmanın küçüklük ve zayıflık olmadığını insanlığın buna ihtiyacı olduğunu gösterelim. Kötülüğü yensin iyilik. VE Einstein a dua edelim hepimiz yok olmadan onun eseriyle çünkü işte sistem ki elimiz de ki en tehlikeli hazinedir bulunmazsa içinde vicdan. Ve kavuşmazsa her yere özgürlük, ve ihsan kaybolur ırkımız soyumuz ve varlıgımız. Ve insanlıgımız ve o kutsal amaç cennet yeryüzünde her eve ulaşmadan…. Anlamak için bakmalı ve idrak etmeli gökleri yeri. Gözyaşı bitmeli. Derin sevgisi sarmalı insanın insanlık huzura kavuşmalı. Bu bir fırsatsa eger ve bunun için ölmek gerekirse ve vermek lazımsa herkese içinden geçen huzuru ve asıl hesabın huzur ve barış olduguna ulaşırsa tüm inananlar insana ve hayata elbet bir imkan vardır hakkaten cennete kavuşmaya. Bir elmaydı bizi kovan cennetten, bir elmayı bölüşmektir kimseyi incitmeden bize verecek cenneti….

Çünkü sorumluluğu var bu geç Romanın. Dünyaya bir sorumluluğu var. Yok demekle yok olmayan şeydir vicdan. Ve hürriyet…. Kötülük yenildi yenilecek….

Sefahat içinde sefalete düşersen batı, düştüğün çamurdan kaldır başını, Ufku bak ufuk derin, Döndür dünyayı cennete çünkü dünya senin, Ve cennet sonsuz olacak eger, Verirsen elini gerçeğe, insanlık ulaşacak Sonsuz ereğe….

Bekle ufkumuz da ki her şey gibi geçip gitmesin kelimeler ağzımızdan. Bir şimşek çaksın fakat ayrılmasın huzurdan….

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s