KOMPLO YOK- Kitap özeti ve Analizi :Düşündürdükleri


KİTAP NO:    178

İSMİ:             KOMPLO YOK

YAZARIN ADI: PROF DR. MAHİR KAYNAK
TARİH, YER : İSTANBUL 2003
OKUNDUĞU TARİH: 19/06/2004
YAYINEVİ: TİMAŞ YAYINLARI 8. BASKI

KONU:
Aktüel de yazdığı yazılar 96-98
– Dünya’da ülkeler üstü 2 kutup var.
– Susurluk, ülke içi çete ile derin devlet kavgası olabilir.
– 28 Şubat’ta dine dayalı partiler bitmiştir.
– Cumhuriyetçiler tüm Türkiye’yi istiyor.
– Demokratlar ABD-Avrupa ile paylaşıyor. ( Kürt devleti ile)
– Kısa dönemli finansal çözümcüler uzun vade olarak sadece AB yi görüyor.

NOT:10/2/2012

Dünyayı algılamak üzere ileri sürdüğü hipotezlerin bazıları şu tarih itibari ile geçersiz.

Dünya da 2 kutup var izlenimi var. Oysa Tek bir kutup var. 2 kutup izlenimi veren şey ise, kutup içi çatışmalar. Bu tek kutup yüzlerce menfaat grubunun çeşitli milletler ve örgütlerin ve kişilerin içiçe geçtiği bir dev menfaat birliği olarak ifade edilebilir. Her olayda iki karşı taraf birbiri ile çatışarak karar vermekte ve çoklu kutuplar bunların etrafında kümelenmekte. Kendi görüşümce bu durum sanki dünya da iki kutup varmış izlenimi veriyor. Oysa ortada 100 lerce kutup mevcut.

Susurluk eğer böyle bir kavga ise kimin susurluk kimin derin devlet olduğunun belirlenmesi imkansızdır. Çünkü yukarda ifade edilen kaygan zemin içerisinde safların tesbiti ancak tüm menfaat birliği ve çatışmasını bilmekten geçer. Bu ise olayların içinde olan insanlar için bile çok güçtür. Hatta bunların en üstünde olan bir kuvvet vehmetsek bile bu kuvvetin her menfaati bilip ona göre hareket etmesi tabiatın kanunlarına aykırı görünüyor.

28 Şubat Tesbiti doğrudur. Şu an dine dayalı bir parti yoktur. Dine dayalı parti ne demektir: Esasen dinin hükümlerini kanunlara tatbik etmek ve hayat kriterleri olarak din esaslarını almak gösterilebilir. Mevcut İktidar ın böyle bir iddiası yoktur. Sadece din özgürlüğü konusunda cılız açılımları vardır. En son BBP’nin ve Saadet’in bir AKP olarak bir de Numan Kurtulmuş olayı ile yine partiyi kuranlarca öldürülüp bölünmesi ile din eksenli bir partinin demokrasi içerisinde varlığı bitirilmiştir.

Cumhuriyetçiler değil, tüm Amerikan menfaat birlikleri istiyor. Büyük oranda başarılı oldular denilebilir, ancak istedikleri şey en sonunda arzu ettikleri ülke olmayabilir. O zamanda kaçınılmaz olarak Türkiye’nin bölünmesi, yok edilmesi veyahut terbiye edilmesi sorunu gündeme gelecek, bu durumda ABD’nin tüm ortadoğu planları hiç beklemediği noktalara gidecektir. Umulanla elde edilenin ne olacağını zaman gösterecek.

Demokratların Türkiye’yi AB ile paylaşmasını yukarıda ifade edilen şekli ile ABD’nin Türkiye’yi istemesi ve elde edeceği şeyin nasıl kontrol edileceği konusunun bir parçası olarak değerlendirmek daha doğru olur. Zira ne Demokratların ne Cumhuriyetçilerin ne yapmaya çalıştıkları konusunda en ufak bir fikirleri olduğunu zannetmiyorum. Burada asıl menfaati olanların çıkarlarının sürüklediği nokta ABD’nin ve Türkiye’nin geleceğini şekillendirecektir. Burada en önce Türkiye’nin hayırlı bir akibete sahip olmasını dilemekten başka elden birşey gelmez. Zarlar atıldı sonucu bekleyeceğiz, zira bizler seyircileriz.

Uzun vadeli Finansal karar alıcılar için AB’nin bir istikrar noktası olacağı aşikar olmakla beraber, demir atacakları noktanın AB’mi, ABD’mi, Asya’da bir yer mi, yoksa Ortadoğu’da bir yer mi olacağı meçhul kalacak. Halihazırdaki krizin yapısal bir sorundan mı yoksa suni bir sancı mı olduğunu analiz edecek argümanlardan maalesef mahrumuz. Zira Euro ve dolar kavgası ciddi boyutlara taşınmış bir durumda. ABD menfaat grupları, ABD’nin geleceği için AB’nin dağılmasını bile göze almış durumdalar. Bu durumda daha küçük çaplı ama daha sağlam bir AB’nin kurulacağı kesin gibi görünüyor. Bu durumda finansal bir dev AB cüce bir siyasal güç olarak kalacakken, netice itibari ile dev ABD’nin siyasal sorumlulukları artarken, petrole bağımlı kırılganlığı ve ekonomik yönden taşıdığı riskler maksimum seviyeye çıkacak görünmektedir. Her senaryo’da BAtı cephesi yarılacak görünmektedir. Belki ABD güdümlü bir AB bekleyenlerin nasıl bir sonuç elde edecekleri ise meçhul kalacak görünmektedir. Allah bize ömür verirse ilginç zamanlar göreceğiz.

Mahir Kaynak’ın bu kitabı değişik bir düşünce boyutu sunarken, düşünmenizi de sağlıyor. Bu açıdan ilginç bir kitap. Yalnız bu kitaplara fazla dalmayın. İşinize gücünüze bakın. Zira komplo kuracak kudrette bile olsanız nihayi sonucu talih, çalışma ve emek belirler, sonuçta ne elde edeceğiniz zihniyetinize bağlı kalacaktır. Sonuçlar müthiş sınırlılıkların neticesidir, kader demek birazcık budur. HEr işte iyi niyet, her işte güzel çalışma olsun, aslolan hoş bir seda bırakmak.

Saygılar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s