Oyun Yazabilme Gereklilikleri Devam


Önceki yazıda ifade ettiğimiz gibi bir kişide birçok özelliğin olması imkansız. Özellikle büyük oyunlar neden ekiplerle yapılıyor ? Çünkü bir işte uzmanlaşan kişi o konuyu en iyi bilen kişidir. Burada uzmanlıktan kasıt bir konuyu biliyor diğerlerini bilmiyor değil. Önceki yazıda ifade edilen 10 özellikten en az üçünde birşeyler yapıyor olmalısınız. İngilizce’niz var kabul ederek, 1 konuda ise kaliteli işler çıkarmalısınız. Bunlar tabi kendi görüşlerim, bu piyasayı bu piyasada iş yapanlara sorun ama okuduklarımdan anladıklarımı özet geçiyorum, yanlış anlamış olabilirim🙂

Yani iyi bir grafik sanatçısı olun, veya çok güzel fikileriniz olsun, güzel metinler yazın. Mesela iyi metinler yazanlar bu FRP türü, World of Warcraft gibi oyunlarda uzman tipler genelde fantazi yayın meraklıları arasından çıkıyor. Tabi yine yazıyorum bu kişiler tek bir alana hapsolmuş değil, dağılın demiyorum ama insan olarak farklı alanları ihmal etmeyin.

İşte bazıları programlama da uzman oluyor. Zaten programlamanız iyi ise yüksek bir artı değer. Ama bu yeterli mi değil, çünkü bu işi sevmek ve arzu olmadıktan sonra kendini beğenmiş Türk mühendisi tipi olursunuz. Sürekli akıllı olduğunuzu ispat için sağa sola laf sokmaktan birşey üretmeye vaktiniz olmaz kendinizi kurutursunuz. Yanı hem uzman olun hem açık olun hem yardımsever olun. Kendinizi paralamayın ama paylaşımcı olun.

Grafik dedik, yazım dedik, fikir dedik, programlama dedik ama bazıları varki Türkiye’dekiler tam bilemiyor. Planlama bilgisi. Maalesef Bilgisayar Mühendisi bu demek aslında ancak işler sanırım Türkiye’de böyle gitmiyor. Türk Mühendisi için yazacağım çok şey var. Türk Bilgisayar mühendislerinin teknik bilgisinin Hint, Çin, Amerikan ne varsa hepsinden iyi olduğunu biliyorum. Belki haddinden fazla. Ancak daha önce saydığımız bazı karakter yapıları maalesef eksik. Ne demiştik iletişim, haddini bilme. Türk Mühendisleri Türk toplumunun hiyerarşiye tapınma yapısı dolayısı ile sürekli bir yüksek olma, üstte olma arzusu ile hareket ettiği, toplumun yapısına uymak için kendini kuruttuğu gerçeği vardır. Bunu başka bir yazıya bırakıyorum. Türk mühendisi mühendisliği bir etiket olarak benimseyen ve onu diğerlerine karşı bir üstünlük veyahut yeri geldiğinde alçaklıktan korunma ölçütü olarak gördüğü için, kafasındaki kendi ve toplumla çatışma dünyasının bir argümanı olarak kullanmaktadır. YAni sürekli hayallerle vehimlerle, hem kendiyle hem toplumla uğraştığı için, gerçek manada üretime enerjisi kalmamaktadır. Bu sebepten mütevellit🙂 geneli memur olmaktadır. Yine de bu kadar sıkıntı içinde karakterini düzeltenler çıkıyor.

Evet size planlamada uzman olun diyorum. Bu Türkiye’de ancak işinizin patronu olursanız mümkündür. Hiçbir devlet dairesi, hiçbir sabancı koç, banka şu bu kuruluşta kurumsallaşma fikri yoktur. Bunu aklınızdan çıkarın. YA bir projenin tek patronu olun, veyahut kendi patronunuz olur, o zaman planlamada uzman olursunuz, tüm işi siz organize edersiniz. Bu durum ortada yoksa yukarıda ifade ettiğim alanların birinde kesinlikle uzman olun. Türk mühendislerinin devlet dairelerinde o veya bu kurumdaki yel değirmenleri ile mücadelesi pozisyonuna düşmeyin. Hepsi planlamada uzman olmak istiyor ancak yanlış mecralarda kürek çekiyor. Bu tür yerlerde başarı mümkün ama birşey üretmenin yolu , gerçek bir programcı olmanın yolu oralardan planlama uzmanı olmayı istiyerek geçmez.

Bütün bunları biz Casual oyun yazıcıları neden bilmek zorunda. Ey Casual, yani kolay oyunların yapımcısı, işte sen hem grafikçisin, hem müzisyen, hem programcı, hem planlayıcı, hem mühendis, hem patron, hem çalışan hem işveren, hem satıcısı, hem müşterisi:) ( kimse oynamazsa ne yapacaksın aç oyna oyna kendini oyala), hem pazarlamacısısın. Yukarıdaki gariban Türk mühendisinin ve programcısının Türk insanının dertleri senin başında hem de tek başınasın. Ama üzülme bu işin üstesinden geleceğiz, çünkü biz Çılgın değil Aslan Türkleriz. Aslan’a Çılgın diğen Çakallar değiliz. ( Burada Turgut Özakman’ın kitabında anlatıldığı gibi bize Çılgın diyen Gavurlardı, yanlış anlaşılmasın, Özakman’ın tüm fikirlerine katılmasamda emek vermiş güzel kitabı var.)

İmdü, gelelim kurufasulyenin faydalarına, miniclip’te bile artık çizgi film yazmanın kolaylaştığı bu çağda oyun yazıp ne yapacaksınız kardeşim ?

Evet asıl soru bu. AMAÇ. Kesinlikle amaç oyunu ne için yazmak istediğiniz de düğümleniyor. Yukarıda yazdığım tüm özellikler siz de olsa, süpermen olsanız, Türk olsanız, Aslan olsanız, Türk olmayıp karakterli bir Aslan’da olsanız, bu işte iş amaca denk geliyor.

Hobi mi ?

Grafik gösterme isteğimi ?

Para kazanma arzusu mu ?

Daha iyi oyunlara geçiş için mi ?

Bir bakayım nasıl oluyor mu ?

Şan mı ?

Beni beğensinler arzusu mu ?

Dur ben bunlara göstereyim nasıl oyun yazılır mı ?

Ben şunlardan daha güzel yazarım mı ?

Yoksa sağda solda gördüğünüz John 500 000 euro kazanmış bir oyun yazmış, ben de yaparım, hele bir bakayım arzusu mu ?

Şahsen benimkisi sonuncusuydu. Ancak o kadar kolay değil. Birde güzel grafikler yapabildiğime inanıyorum ancak sonra göreceğiz bu yetenek var mı yok mu.:)

Evet Amaç çok önemli, bunu bilerek başlayın. Ama ne yaparsanız yapın sabırlı olun ve bir işi bitirmeden öbürüne geçmeyin.

EN ÖNEMLİLERDEN BİRİ, BAŞLADIĞINIZ PROGRAMI İYİCE ÖĞRENMEDEN BAŞKA PROGRAMA GEÇMEYin. Yani maymun iştahlı olmayın. Ha hatanın neresinden dönülse kardı. Ancak kullancağınız program yani bırakıp başka programa geçeceğinizde yeni başladığınız programa emek verecekseniz ancak bir alternatifiniz var ve sebat edecekseniz bırakın.

Yazı uzadı, mürekkibim damladı, haydi yeter, kolay gelsin.

Bir de Yazar olmakla, bir ürün ortaya koymak ve bu ürünü pazarlamak konuları hep birbiri ile alakalı şeyler. Bir ürün yapmanın, bir kitap yazma ile çok benzer yönleri vardır, aynı şekilde bir mobilyacının dolap yapması ile de özdeşleşen yönleri vardır, süreçleri benzerdir. Elbette iki farklı olaydır ancak genel çerçevede bu iş müşterinin talepleri doğrultusunda sunulan bir ürünün beğenilmesi ve kullanımıdır. Yani talep görmez ise oyununuz bir manası yoktur. Müşteri her zaman ne istediğini bilmez, ama onun ihtiyacına uygun ürün ortaya çıkarsa oyun tutmuştur demektir. Bazen siz müşterinin söylediklerinden, bazen söylemediklerinden, bazen genel çerçeveden konjoktörden, çerçeveyi anlar ve müşterinin ihtiyacına uygun bir ürün sunarsınız. Bu açıdan aşadığdaki yazı önemli lütfen okuyunuz.

http://www.fikirbahcesi.org/kisisel-gelisim/nasil-yazar-olunur.html

Oyun kurgusu ve planına daha gelemedik konular biterse geliyoruz.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s