Türkiye’de İstihdamın Niteliği


Resmin Kaynağı: http://www.freedigitalphotos.net/images/view_photog.php?photogid=721

Dünya gazetesinin bugünkü köşesinde Tüik verilerine dayalı olarak Türkiye’de İstihdamın niteliğini gösteren bir gösterge yayınlandı. www.dunyagazetesi.com.tr

Bu gösterge’ye göre

Türkiye’de çalışanların %54’ü ilköğretim, %19’u lise, %17’si üniversite ve yüksekokul, yüzde 5’i okuma yazma bilmeyen yüzde 5’i okur yazar olarak gösteriliyor.

Bu verileri nasıl yorumlarsınız?

Bu veriyi incelerseniz sanki Türkiye’deki eğitimin durumunun çokta iyi olmadığı sonucuna hemen ulaşabilirsiniz. Fakat iş göründüğünden karışık.

Sorular peşpeşe geliyor:

1. Ülkede üniversite mezunu işsiz oranı bu kadar yüksek iken neden özel sektör çalıştırmak için ilkokul mezunu yerine üniversiteli istihdam etmiyor veyahut edemiyor?

2. Eğitim kötü ise okur yazar oranı yüzde 5’te nasıl kalıyor, daha yüksek olması gerekmez mi. Eğitim sistemi iyi ise üniversiteli istihdamı niye düşük ?

3. Bu çalışan profili ile Türkiye üretimde Hindistan ve Çin’le yarışıyor gibi görünüyor. Öyle ya böyle bir tablo ile teknolojik üretim  mümkün müdür ? Veyahut yanlış düşünüyor olabilir miyiz? Dünya da üreten ülkelerin çalışan profili böyle mi olur ?

Soruları daha fazla arttırmadan ülke de bilinen gerçekleri yazalım.

1. Üniversiteliler niteliklerine uygun iş bulamadıkları için özel sektöre girmiyorlar, girmişlerse de kaçmaya çalışıyorlar.

2. İnsanlar kamuda çalışarak güvenli bir iş istemekte.

3. Tarımda çalışan belli bir nüfus yine mevcut.

4. Türkiye teknoloji üretmekle beraber, genel olarak teknoloji firmaları hizmet satan, dış ülkelerdeki uygulamaları Türkiye pazarına uygulayan dev acentalar görünümünde.

5. Ar ge harcamaları ve teşvikler sadece vergi avantajları olarak görülmekte.

6. Araziye yönelik yatırımların getirisi teknolojik yatırımlardan daha yüksektir algısı mevcut, piyasa bozuk olduğu için kısmen doğru bir tesbit. Zaten para sahiplerinin teknolojiye yönelik iş yapabilmeleri ve bu işten anlamaları tesadüflere bağlıdır.

7. Türk zengini ya ilkokul mezunudur veyahut sathı yurtdışı diplomaları vardır. Alaylı denilecek cinstendir. Çok iyi mühendislik ve doktorluk bilgisi olan yani teknik yönden bilgisi olan zenginler ise Yurtdışı menşeili işlerle gelmişlerdir. Yani Türkiye piyasası bu kişileri yeşertmemiştir. Dışarda yeşermiş içeriye gelmiştir.

8. Türkiye piyasası teknoloji odaklı değildir.

9. küçük ve orta ölçekli piyasalarda yüzlerce çakal dolandırıp çalıp çırpıp üretme derdindedir. Bu kişilerle uğraşmak hukuki mücadele vermek enerjinizin yüzde 50’sini alacaktır. Bu yüzden aklını yüzde 90 yeni teknolojiye vermek isteyen firmalar böyle bir üretim gerçekleştirememektedir.

10. Yeni kurulan firmalar finansal destek ve bilgi alacak merciler bulamamaktadır. İç piyasa ise çok sığdır ve ürettiğiniz mallar çakallar piyasasında yok olur. En basitinden geliştirdiğiniz yazılım, anında kopya sürümleri ile sıfır karlı bir fiyaskoya dönüşebilir.

11. BU çakalların korkusu, paylaşımla büyüyen ekonomiyi yok etmektedir. Yani AR ge nizi fikrinizi paylaşmaz, uygulamaz iseniz çürür ve yok olur. Bu yola baş koyarsanız çakallarla boğuşursunuz. İşte bu sebepten Türkiye’de fikri mülkiyet yönlü işler havada kalmakta, parası olan insanlar tutup kaçıralamayacak, tapu ile kayıtlı sağlam şeylere yatırım yaparlar. Yani inşaat yapar, bina yapar, arsa yapar. fikri mülkiyeti olan işleri ise ancak devlete satarsanız ve devleti arkanıza alırsanız mümkündür.

12. Piyasa maddi yönden gitmekte, üretim odaklı ilerlemekte, bu ise ancak Çin ve Hindistan’la mücadele etmek için fiyata odaklanmaktadır. Bu durumda üniversiteli bir çalışanla, ilkokul mezunu çalışan nitelik yönünden değil nicelik yani fiyat yönünden karşılaştırılmakta ve daha düşük ücrete razı olan kazanmaktadır.

13. Üniversite bitiren gençler bu piyasada artık başka iş yapamaz hale getirilip daha kötü bir konuma terk edilmektedirler. Bu kişiler okumasalar daha iyi bir konumda olabilecekleri halde kendi kendilerinin kötülüğüne çalışmış olmuş oluyorlar. Zira bu kişiler zaten bir para kazanma amacı olarak gördüklerinden üniversite okumuşlardır. En azından aileleri onlar adına karar vermiştir.

14. Türk insanı yarış atı sisteminde futbolcu çıkaramamakta, bilinçli mühendis oluşturamamakta, hakiki hoca üretememektedir. Zira piyasa maddi üretime yöneliktir, ve istediği niteliksiz elemandır. Nitelikli eleman bulamıyoruz diyen iş çevrelerinin hepsi yalandır, laf ı güzaftır. 28 Şubat ve mesleki eğitime yönelik durumları ortadadır.

15. Türkiye piyasası ancak ihracata dönük düşük bir büyüme içerisindedir zira teknolojik üretim yönü yoktur. Çünkü zenginimiz cahildir anlatamazsın. Allah en çok cahiller arasında kalmış alime acırım diyor. Maalesef Türkiye’de işler Dragons Den Türkiye gibi yürümüyor. Keşke öyle yürüse doğrusu bu. Bu programda bile söz verdiği halde sözünü tutmayanlar mevcuttur, yalnız burada sorun iki taraflı olabilir tam bir bilgim yok. Yani Türk piyasasında aydınlık ve güven ortamı mevcut değil.

Bu veriler ışığında soruların cevapları:

1. Cevaplarının bir kısmını verdiğimiz gibi, Türkiye’de üniversite mezunlarına yer doldurması için maaş verilir. Onların niteliklerine yönelik iş yoktur. Üniversite diploması ancak kendi işini yapabilirse bir anlam ifade eder.

2. Türk piyasası okuma yazma bilen, belli başlı excel word işlerini yapan, maddi işler yapan çalışan aramaktadır.

3. Türkiye halihazırdaki tekstil ve inşaat türü üretim sistemiyle Çin ve Hindistan’la başaçıkabilir. Ancak Çin ve Hindistan olamaz. Türkiye daha ileri bir mezun profili ile sürekli gerilemektedir.

4. Türkiye teknolojik yatırım alabilmek açısından Çin ve Hindistan’la yarışamaz, zira bu ülkelerin stratejisi mevcuttur ve bir dönemdeki mühendis mezunlarının sayısı bizim toplam mezunların sayısına yakındır.

5. Türkiye piyasası araba üretebilir ama fikir üretemez. Çünkü zenginimiz tahtaravalli ile giderken mıçmaya düşünmek istemez zira o zaman tahtaravalliyi kim taşıyacaktır.

6. Araba üretmekte, teknoloji üretmekte, robot üretmekte fikir ve düşünce gerektirir. Maalesef yukarıdaki grafik Türkiye piyasasının fikre ve düşünceye verdiği önemi değişik bir açıdan göstermektedir.

7. Türkiye üniversitelerinin durumu ortadadır. Her işte ahbap çavuş, çete, mete, şehir memleket, mezhep, bilmemnecilik Türkiye piyasasının bir numaralı değeridir. Ahmet’in üretebileceklerinden ziyade Ahmet’in nereli olduğu herşeyden önemlidir. Dayısı ise en önemlidir. Ama bu sizi yılgınlığa düşürmesin elbet yeni teknolojik dünya ile siz nitelik yönünden arttıkça dünya değişecektir. Bir ya at ölecektir, ya atın sahibi ölecektir veyahut at uçacaktır. YEterince sabırlı olursanız ve çalışırsanız sizin için Dünya değişecektir bu kesin ama Türkiye değişmeyecektir, bu da kesin. Siz yılmayın, başka dünyalara bakın.

Türkiye piyasası düşünmez ise elbet bir uçuruma sürüklenecektir. Ha buna ömrümüz yetmeyebilir ama gidişat iyi değildir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s