Düşünmeyi Öğrenmeye Giriş 101


Resmin Kaynağı: www.freedigitalphotos.net/images/view_photog.php?photogid=4096
 

Giriş

“Düşünmeyi öğrenme” konusunda uzmanlaşmaya ve okumalar yapmaya karar verdiğimizi ve bu konuda yapacağımız çalışmaları ders ders aktaracağımızı daha önceki bölümlerde iletmiştik. Öğrendiklerimizi aktaracağımız bu aşamada önce internette  bu konuda neler yazılmış onları inceleyeceğiz. Buralardan alacağımız önerilerle yeni yollar keşfedip ilerleyeceğiz. Burada elde ettiklerimizi ise bu sayfalarda paylaşacağız.
 
Dersler aşama aşama gidecektir. Birinci aşamada literatür taraması yapacağız. İkinci Aşamada ise derslerimizin anlatımına geçeceğiz. Literatür taramasının sonucunda elde edeceğimiz sonuçlara göre hareket edeceğimizden aşamalar birbirini takip eden süreçlerden ziyade karşılıklı etkileşim halinde birbirini dönüştüren süreçler olacaktır. Yani yeni kaynaklar buldukça inceledikçe buraya ekleyeceğiz, buradan elde edilen sonuçlar, yararlanılan metinler, düşünceler derslerin içinde yer alacaktır.
 
 

Literatür Taraması

 

a. Düşünmeyi öğrenme üzerine bir yazı

 

Düşünme konusunda google’da aramalar yaptırdıktan sonra okumalar yaparken ilk önce Prof. Dr. Ali Şen’e ait olan bu yazıyla karşılaştık. Yararlı bir yazı olduğunu düşündüğüm bu metnin tamamını okumanızı tavsiye ediyorum.
 
 
Burada dikkatimi çeken bir kısmı aktarıyorum. Madem bu derslerle “Düşünmeyi Öğrenmek” nedir bunu anlamaya çalışıyoruz ve bu işi öğrenmeyi istiyor ve hayatımızda doğru bir şekilde uygulamayı  umuyoruz, bu okumayı hep beraber yapalım. Hoca diyorki:
 
“Düşünmeyi Öğrenebilme”nin İki önşartı:
 
• Birincisi, düşünme işleminin elementleri ve işleyiş mekanizmasının olduğuna inanmaktır. Düşünmeyi sağlayan elementlerin ve mekanizmanın belli ölçüde kavranılabilir ve kontrol edilebilir olduğunun farkında olmak.
 
• İkincisi, düşünmeyi oluşturan parçaların ve mekanizmanın işleyişini sistematik bir tarzda denetleyebilme becerisi kazanmaktır.
 
 
 

Düşündürdükleri 

 

Buradan ne anladık: Bu elementlerin ve işleyiş mekanizmasının olduğuna inanmak demek, insanın beyninde bir mantık silsilesinin olduğuna inanmak demektir. Böyle bir mantık silsilesi ile düşünüldüğüne inanmak demek, bu mantığın yürütüldüğü araçların varlığına inançtır. Bunlar her ne kadar kimyasal işlemler olarak beynimizin içerisinde oluşuyorsa da elbette bu düşünce hazneciklerinin, düşünce sembollerinin, bu sinapsların, impalsların, frekansların bir ifade tarzı olması gerekmektedir. Zira insan düşündüğünü aktarabilen bir varlıktır.
 
Her ne kadar malumatını saydığımız düşünce öbeciklerinin tam bir ifadesini yapmak mümkün olmasa da bunu insanoğlu dil ile gerçekleştirmekte ve dil ile aktarmaktadır. İnsanların gerçekte dil ile düşündükleri söylenir ve doğrudan kabul edilir. Bu konuda kesinlikle böyledir demek istemiyorum, bu durumda henüz tüm kelimelere bilmeyen çocukların düşünmediklerini iddia etmek zorunda kalırız. Ancak çocukların bir şekilde dil konusunda geliştikçe hareketlenme konusunda da beraber ilerledikleri görülmektedir. Ayrıca yeni doğan çocukların 40 ile 200 arası bir kelimeyi, ifade edemese de evrensel bir şekilde biliyor oldukları söylersek şaşırtıcı olmaz. Zira küçük çocuklar strateji üretebilmekte, istedikleri yaptırabilecek faaliyetleri yaptırabilmektelerdir. Çocuklar bunları birinci dereceden bir farkındalıkla yapmamaktadırlar. ve Yine bizim gibi birinci dereceden dil ögelerine ve kelimelere başvurmamaktadırlar.
 
Ancak bebeklerin, küçük çocukların doğru bir şekilde mantık yürütebildikleri gözlenmektedir. Mantık yürütebilen bu çocukların, matematiksel olarak ilerde olduğu ortada iken bunu dille ifade edemiyor olmaları düşünmedikleri manasına gelmez.
 
Çocukların bu düşünceyi beyinde belli ögeler ve simgelerle yaptıklarını kabul eder isek bunun sadece tanımsız bir dil olduğunu ifade edip, dilcileri üzmeden atlatabiliriz.
 
Çocukların düşündüklerini en azından mantık kurduklarını kabul edersek, bunun konuşan insanlara malum olmayan bir semboller dili olduğu açıktır ve bu dil muhtemelen evrenseldir. 40-200 arası bilinen kelime sayısının her toplumda benzer kavramları karşıladığı yapılan çeşitli çalışmalarda mevcuttur.
 
( Dini metinlerde ise Hz. Adem’e kainattaki tüm kelimelerin öğretildiği aktarılmaktadır. İnsan nisyanla malul olduğu için unutuyor. Yeni doğan çocukta bir Adem oğlu olarak ifade edemedeği milyarlarca kelime ile dolu doğuyor ve unuta unuta, içine doğduğu dilin imkanları oranında törpülene törpülene kendini ifadeye mecbur kalıyor. Belki de cennetten kovulma bu kelimelerden uzak kalma, bir dilsizlik ve düşüncesizlik haline düşmedir. İnsanın bildiklerini unutarak cehalet alemine atılmasıdır. Bu dini öğretilerden yararlanarak düşüncemizi geliştirmekte fayda olduğu kanaatindeyim. )
 
Özetlersek düşünce dil olmadan mevcuttur, ancak mantık yürütme aşamasında. Yeni kelimeler öğrendikçe, kavramlar oturdukça düşünebilme gelişmektedir. Yani dil zenginleştikçe, tanımlar geliştikçi, ortak noktalarda anlaşma arttıkça, insan diğer insanlarla daha iyi iletişim kurabilecek bir kavram dünyasına sahip olunca, daha iyi düşünebilmektedir.
 
Demekki düşünceye olan inancın ardından, dille olan düşünceye olan inanç artar. Yani dil düşüncenin en önemli araçlarından biridir. Dilsiz düşünce mümkündür ancak insan dil olmadan düşünmeyi geliştirmeyi seçerse 40-200 arası kelime dünyasına sahip çocuklar düzeyinde kalır. MAntık yürütür strateji üretir bu yeterlidir çünkü insan duygu dünyası tama yakın olarak doğar. Düşünebilme becerisine oranla bebeklerin duygu dünyasının gelişimi ileridir.
 
Denetleme mekanizmasını kazanma noktasına gelmek ise dilin gelişimi ve kullanma becerisinin ardından belli metodlarla ve emekle mümkün olduğu kanaatindeyim. Bu noktayı sonraya bırakalım.
 
Ali hocaya yazısı için teşekkür ederiz.
 
Yazının tamamı:
 
 

b. Rıza Filizok’un sitesi

 

Yine düşünme üzerine araştırmalar yaparken Prof. Dr. Rıza Filizok’a ait olduğunu anladığımız bir siteyle karşılaştık.  Prof. Dr. Rıza Filizok,  Ege Üniversitesi, Edebiyat bölümünde bir Prof. Dil üstüne çalışmaları mevcut. Bu sayfada mantık, yazı analizi, anlam ve düşünce üzerine çok güzel paylaşımları mevcut. Hüküm nasıl verilir, tanım nedir gibi düşüncenin temel konuları hakkında ışık tutucu bilgiler sunuyor. Bunların önemli kısmını okudum okuyorum. Sizde bunları inceleyin. Yine sitede paylaşılan Bacon’a ait okuma  ve kitap seçimi konusundaki makale, kitap okumayı araştırmayı seven herkesin okuması gereken bir metin. Bu metin sayesinde artık daha seçici davranıyorum. Bu seçicilik neticesi de ilk olarak “Düşünme Sanatı” kitabını okumaya karar verdim. Aşağıda analizinin linkini bulacağınız kitap. Düşünce Akademisinin dersleri boyunca Ege Edebiyat’ta ki konular ve sayfalara yer yer atıflar yapılacak ve yeri geldikçe yararlanılacaktır. Bu değerli paylaşım için Filizok ve öğrencilerine teşekkür ediyor ve başarılar diliyoruz. Bir dileğimiz de bir gün Filizok’la tanışmaktır.
 
 
Yine Filizok’un önerdiği Jean Guitton’a ait “Düşünme Sanatı” isimli kitap okunmaya başlandı. 9. Dersimiz yayınlandıktan sonra okumalar ve notlar bitti. İncelemesi yapıldı ve Yesileldiven isimli sitede analizi paylaşıldı. Gerçekten de bu kitap düşünce üzerine yazılmış kaliteli metinlerden bir tanesi. Bu sebepten kitap Düşünmeyi Öğrenme dersimizde bir ders kitabı gibi incelenecektir. Bu kitaba düştüğümüz şerhler ve kendi düşüncelerimiz bu sayfalarda paylaşılacaktır.
 
 
Yine yakında Jean Guitton, Bacon, Heidegger, Schopenheur’un okuma üstüne söylediklerinden yararlanılarak düşünme akademisi öğrencilerine bir makale yayınlanması planlanmaktadır. Böylece okuma nedir, doğru okuma nasıl yapılır konularında hem kendimizi eğitmiş olacağız hem de bu paylaşımla milleti aydınlatacağız. Niyetimiz bu.
 
 

3. “Düşüncenin Çağrısı” Kitabı Okuması

 

Dersler yazılırken yine kitapçıların raflarında “Düşüncenin Çağrısı” kitabını gördük. Ve okumaya başladık. Bu kitabın değerlendirmesi yapılacak derslerde gerekli yerler işlenecektir.
 
 

Son

 
Türkçe sitelerdeki tarama ve incelemeleri bitirince yabancı sitelerden incelemeler yapıp buraya aktaracağız. Sizler de eğer bu konuyla ilgileniyorsanız, bu konuyla ilgili siteleri lütfen aşağıda paylaşın. Bir de kendi görüşlerinizi ifade ederseniz değerli bir katkı olur kanaatindeyim.
 
Saygılar.
 
 

2 responses to “Düşünmeyi Öğrenmeye Giriş 101

  1. Pingback: DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENME 101- Dersleri | yesileldiven·

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s