SİL BAŞTAN ve RÖPORTAJLAR


KİTAP NO: 10
İSMİ: SİL BAŞTAN
YAZARIN ADI: RECEP YAZICIOĞLU
TARİH, YER :
OKUNDUĞU TARİH:
YAYINEVİ: 2000

KONU:
Yerel yönetim reformunun şart olması gerektiği yazılan kitapta. Bunun için sivil darbe’nin şart olduğu yazılıyor. Yetkinin ve para yönetiminin büyük bir kısmını özel idare ve belediyelere verilmesi ile sorunların azalacağını öngören düzenlemeler yapılması gerektiğini bildiriyor.
Ülkenin düşmanlarının az olduğu ilginç bir dille anlatılan kitapta Türkiye’nin sorununun kalkınma olduğu belirtiliyor.

Not: Rahmetliye kitabı imzalatma imkanı da bulmuştum. Mekanı Cennet Olsun. Sen şehit, fikirlerin muktedir olsun.

 

KİTAP NO: 15

İSMİ:            RÖPORTAJLAR, YAZILAR

YAZARIN ADI: RECEP YAZICIOĞLU

TARİH, YER    :  

OKUNDUĞU TARİH: 2000

YAYINEVİ:

 

KONU:

Yazıcıoğlu ile yapılan röportajların yer aldığı kitap. Kendi görüşlerini ifade ettiği bir metin. Vesayet sistemini yüksek sesle dillendiren kişilerden, sahici kişilerden bir tanesi olan Yazıcıoğlu’nun görüşleri Türkiye’yi anlamak için değerlidir. En başta Yazıcıoğlu, samimidir. Yani gerçek manası ile milletin hakkı için devletten nemalananlara karşı çıkmaktadır. Diğerleri gibi mış gibi yapmamaktadır. Hatta bazıları gibi iktidardan pay alıp ses çıkarmayan bir insandır.

Evet kimileri milletin haklarını savunurum derken aslında biraz da bana ver demektedir. Yazıcıoğlu, rahmetli, böyle değildi. Samimi idi. O hukukun üstün olduğu, yolsuzluğun hırsızlığın olmadığı bir ülke istiyordu. Milletin haklarını milleti için savunuyordu. Milleti kendine kalkan yapıp nemalanma derdi yoktu. Nitekim bu iş üzerine kafa yoruyor, düşünüyor ve düşüncelerini çekinmeden söylüyordu.

Mesela Türkiye’nin sorunlarından birisi olarak “paternizm” kelimesini kullanıyordu. Nedir bu ? Babadan oğula geçen sistem. Her yerde liyakatin değil babaların nüfusunun işe yaramazı. Oğlunun da o işi yapması. Sanatta, kültürde, siyasette, ekonomide, sporda her yerde bu hastalık kendini gösteriyor diyordu. Bir düşünür olarak, hayatın içinden biri olarak önemli bir gerçeğe parmak basıyordu. Herkesten saygı bekleyen siyasetçiler, bir baba figürü ile işi götürenlerden şikayet ediyordu.  Bizim “Paşa Çocukları” vakası dediğimiz, Osmanlı’dan miras aldığımız hastalık. Çocukların yeteneklerine bakılmaksızın en önemli mevkilere birilerinin önünü tıkayacak şekilde atanmaları. Oraları doldurmaları ve milletin kaynaklarının çar çur edilmesi gerçeği. Paternizm’de buna yakın bir görüştür. Tabiki Yazıcıoğlu’nun farklı fikirleri de mevcuttur. Onu anlamak için okumak ve Türkiye gerçeğini ve onun neye karşı olduğu gerçeğini gözümüzün önüne getirmemiz gerekir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s