Ekşisözlük Neyi Kaçırdı ?


Türkiye’nin son on yıllık kültür dünyasına internet damgasını vurdu. İnsanların bir kısmı artık birşey öğrenirken önce google’a soruyorlar. Bu dönemde insanların birşey danışacakları kişi google oldu. Bir bilen Google’un bilmediği 5 vakit namaz diyeceğim ama sorunca onu da biliyor.

İşte bu ortamda Türkiye’de bir sözlük furyası, özelde ise Ekşisözlük furyası her tarafı sardı. Ekşisözlük özünde vikipedia’ya benzeyen mükemmel bir fikirdi. Herkesin madde başlıklarına girip ne olduğunu bildikleri ile yazacakları muhteşem bir saha olarak görülüyordu. Gençlerimiz akın akın girdiler. Cahilinden alimine, bileninden bilmeyenine bir furya gibi herkes yazdıkça yazdılar girdikçe girdiler. Entry’ler, nickname’ler, birinci nesiller derken ikinci nesiller havalarda uçuştu.

Gelgelelim bir süre sonra Türkiye insanının tüm hastalıkları burada da ortaya çıktı. Bir süre sonra Ekşisozluk’ta yazılanların beğenilmemesi gerçeği ile pırtlak gibi yüzlerce yeni sözlükçük doğdu. CHP’den ayrılanların yeni parti kurması gibi sözlük benzerlerini doğurdu. İş o noktaya geldi ki bu işi paraya çevirmekten başka bir konu düşünülmez oldu. Diğer sözlüklerin uslüp harici ekşisozlukten farklı hiçbir yönleri ve yaratıcılıkları yoktu. Hepsi birbirinin kopyası, pazardan pay kapma hedefli sitelerdi. Oysa ekşisozluk’un bir problemi yoktu. Gerçi burasının belli bir klik etrafında toplanmış olduğu iddiası yalan değildi. Ama bu işi kuranların düşünce yapısı ile uyumlu olacağı gerçeği her zaman vardır. Ekşisözlükte olanlar Türkiye’de olanların aynısı idi, her organisyondaki sorunlardı.

Bu noktada eleştirmek istediğim ne ekşisözlük’ün içeriği, ne de yeni kurulan sözlüklerin kopya olmasıdır. Buradaki mevzu Türkiye’deki düşüncenin sefaletidir ve kaçan büyük fırsattır.

Ekşisözlük Türkiye Ansiklopedisi olabilirdi. Evet, bu fırsat kaçmıştır. Avrupa’yı Avrupa yapan Fransız düşünürlerin hazırladıkları Büyük Sözlük, Ansiklopedi idi. Bunun kopyaları daha sonra İngiltere’de İsveç’te yapılmaya çalışıldı. Ve başarılı oldu. Düşünmek tanımlar ve isimler üzerinden gider. Bu tanımları yapmakta düşünebilmekte isimler, kavramlar, tanımlar, kişiler, olaylar ve bunların metodlu sınıflaması çok önemlidir.

İşte Ekşisözlük, bizi çeviri ansiklopedilerden ve güzel ama yetersiz TDK sözlüklerinden kurtaracak yeni bir ufuk açacak biricik fırsat idi. Eğer buradaki kaliteli insan profili tutunabilse idi, ideolojik kaygılarına yanında, temel olarak para kazanma ve şöhret arzuları bu siteyi yavaşlatmasa idi belki böyle bir durum ortaya çıkabilirdi. Maalesef gençlerin tamamen haksız bulmadığım para kaygıları ve değişik arzuları yeni bir ufuk açmamıza izin vermedi.

Ekşisözlük ile TDK sözlüklerine giremeyecek kavramlar, isimler, tanımlar açıklanabilirdi. Tabi yer yer bu tür entry’lere rastlamaktayım. Zira bu tür entry’ler çok faydalı da olmaktadır. Ancak genel olarak iş bu noktaya gitmedi. Diğer kurulan sözlükler ise iddialı halleri ile maalesef bu amaca hizmet edecek yerde, aynı bayağılığa düştüler. Kimileri Ekşisözlük’ün üstüne çıkacakları iddiası ile derin diplere daldılar. Burada olması gereken yeri geldiği zaman internette 30 sene kalacak ama sadece belki bir kişinin okuyacağı ama işe yarayacak bilgileri ihtiva edebilecek bir yapı olmalıydı. Yani kalıcı ve kaliteli olabilmek idi. Maharet hem populariteyi korumak hem kaliteli olmak olmalıydı. Tabi bunun ikisinin aynı anda olmayacağıda doğrudur ancak gelgelelim hiçbir yeni sözlükte biz kaliteli olacağız para dışında kaygılarımız var diye kurulmadı.

Düşünceye hizmet edemeyince internet, maalesef sözlüklerde laf ebeliğine kurban gitti. Yine de bir umut bir süre sonra bunu farkedip uğraşacak olanlara inancımdır. Kimseyi para kazanmak istediği için yargılamıyorum. Bu tür ansiklopedi gibi geniş çaplı çabaların arkasında durabilecek insanlar ve devlet yöneticileri olduğu için Avrupa’da bu olay ortaya çıkmış idi. İnternet’in avantajı ise böyle bir oluşuma, çok fazla masraf gerektirmeden imkan sağlamasıdır.

Fakat gelgelelim, herşey insanla olur. Türkiye insanının bu olayların farkında olduğunu düşünmüyorum. Ancak her toplumda dahi insanlar yüzde 3’ü oluşturur. Bu dehalar ne ile ilgilenirse toplumda o yöne kayar. Bazen orta nitelikli insanlar bu yüzde 3’ü yönlendirir bazen bu yüzde 3 onları. Ancak en nihayetinde zihniyeti ortam belirler. Ancak aydın insana düşen bu ortamı farketmek, kendini tanımak, düşünmeyi öğrenmek, hayatı ve dünyayı hissedebilmektir. Bu becerileri kazanmaktır. Paranın ve menfaatin, kendi heveslerinin tuzağına düşmemektir. Kendimi dahil ederek bu olayların dışında olmadığımı iddia edemem, yani zaman zaman zaaflara kurban gidiyoruz. Düşünmekten tembellik ediyoruz. Popüler olma isteği bazen bir hastalığa dönüşüyor. Bir şeyi paraya dönüştürme isteği ise ticari zihniyetin ne olduğu anlaşılmadan tatmin edilmeye çalışılınca sorunlara yol açıyor. Ne gibi, sığlaşma gibi, duygusuzlaşma, hırsızlaşma, alçalma, yarar yerine kazık kültürü gibi. Bunların hepsi düşüncesizlik eseridir.

Ticari zihniyet sahibi olmak gerekir. Bu ise düşünmekle olur. Bunu da bir yazı ile ifade etmeyi düşünüyorum. İşte ekşisözlük bu düşünceyi kurma fırsatını kaçırmıştır. Düşünceyi kuracak olan kelimeleri ve tanımları yeniden oluşturma vizyonunu kaçırmıştır. Her kesimden insanlardan yararlanarak Türkiye’nin, Anadolu’nun değerlerini bir belgeye oturtma imkanını kaçırmıştır.

Umarım yeni bir çağrı ile yeni bir sözlük platformunda tüm kesimlerin tüm bilenleri para dışında bir amaç için Türkiye’nin Büyük Düşünce Lügatını oluşturmak için bir araya gelirler. Böyle bir sözlük, nihayetinde Ansiklopedi olacaktır. İçinde Argo sözlük, Hukuk Sözlüğü, Etimoloji Sözlüğü, Deyimler, Atasözleri, Halk deyişleri, Günlük kullanımlar, Güncel Söyleniler ( Ekşisözlük bu işi iyi yapıyor ve günü yakalıyor bu açıdan yararlı ve takip edilesi bir belge oluyor.), Tanımlar, Diller sözlüğü, Kişiler, Olaylar sözlüğü olabilir.

Özetle EkşiSözlük Ansiklopedisi için Entellektüelleri toplamak bir amaç olmalıdır kimseyi dışlamadan toplamalıdır. Bu fırsat kaçtı diyorum tekrar bir araya gelmesi mümkün müdür onu bilemem. Türk insanını tanıdığım için birlik olmalarının imkansızlığı ve para hırsını ve yaygın cehaleti ise itiraf etmek gerekir. Twitter’ı bir bilgi alım yeri olarak kabul edebilen insanların entellektüel kabul edilebildiği bir ülkeden fazla da bir şey beklememek lazım, kendimizi sonra üzmeyelim değil mi ?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s