Modern Hukuk Açısından Tavukların Bu Şekilde Üretimi Yasal mıdır ?


Evet, bilindiği üzere şeriat devletinde yaşamıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde de bir şeriat uygulanmıyor. İnsanlar tarafından yapılmış kanunlarla, insan aklının verdiği hükümlerle idare ediliyoruz. Gelgelim. Modern Hukukta evriliyor ve insanların keyifleri ile kurulmuş bir hukuk düzeninden, aklın, mantığın ve vicdanın ölçüleriyle, daha objektif kriterlerle ilerleyerek gelişiliyor. En azından Peygamberimizin Veda Hutbesi ile işaret ettiği Temel İnsan Hakları ilkeleri, onun gösterdiği Hayvan Hakları, Kadın Hakları normlarına gittikçe yaklaşıyor.  Hala Onun gösterdiği ışığın çok gerisinde de olsa dünya düzeni O nun işaret ettiği noktaya doğru ilerliyor.

1945 yılında İnsan Hakları Beyannamesinin kabulü ile bütün insanların eşit olduğu kabul edilmesi çok önemli bir adım olarak sayılabilir. Miladi 600’lü yıllarda vasiyet edilen Temel İnsan Hakları ilkesine Batılı Medeniyet nihayet 1400 yıl sonra kağıt üstünde kısmen ulaştı. Pratikte ise zencilerin, Afrikalıların ve diğer ırkların gördükleri zulümler, ve diğer konularda gelişmeler tedricen devam ediyor.

Avrupa Birliğinin, kurduğu İnsan Hakları Mahkemeleri bu gelişmelerden bir kaçı olarak sayılabilir. Yine Hayvan Hakları ile ilgili pek çok kanun ve düzenleme kabul ediliyor.

Şimdi bu şartlar altında Hayvanların Yetiştirilmesi ve Hakları konusunda modern kanunların yeterli ve üst bir noktada oldukları söylenemez. Zira cari kanunların ile küçük ve büyükbaş hayvanların nasıl yetiştirileceği konusunu tamamen kapsamdığı söylenemez. Zira şartlar değişmiş, insanların gıdaya olan ihtiyaçları artmış, ve modern ve zulüm boyutundaki üretim süreçleri kabul edilir olmuştur.

Halbuki modern kanunlar bir kaç düzenleme ile bu konuya çare bulabilir. Peki bunu neden yapamıyor. Çünkü modern kanunları yapanlar, yani yasa koyucular ve yasama yetkisinde olanlar hem insan olmakla beraber, zaten bu konu ile bir şekilde menfaat bağı kurabilecek kişiler. Yani kanunu koyan kişi masum değilki. İnsan olduğu gibi kusurlarının yanında, menfaatleri de var. Yani bir kanunu hatalı çıkarması zaten mümkün. Ancak hata düzeltilir. Asıl konu insanların bir de kanun yaparken menfaatlerine dönük olarak kanunu ve yasaya yanlış, ve tersine çıkarma ihtimalleri var.

Bu noktada insanlar kutsal kitaplara bağlı kanunların, insan yapımı kanunlardan üstün olduğunu, zira menfaate göre değişmeyeceklerini ifade etmektedir. Yani birisi kendisine uygulanacak kuralı, yasama yetkisi ile değiştirme durumunda olmayacak. Ancak Avrupa Birliğinin kanunları ve modern kanunlar artık bu noktada vahiy yollu kanunlara yaklaşarak, kanunların bir ruh ve öz taşıması gerektiğini savunuyorlar. Yani bu nedir. Hiç değişmeyecek temel ilkelerin ışığı. Nedir: İnsan Hakları Bildirgesi, Hayvan HAkları Bildirgesi, Avrupa Temel Şartları vb. Özünde birer kanun olmayan ama insanların haklarının düzenlendiği metinlere atıf yapılmaktadır. Bu durumda İnsan Hakları Bildirgesi her ne kadar eksikleri de olsa bir kısmı ile ruhen Hz. Muhammet (s.a.v.)’in Veda Hutbesinin belli bir özünü taşımaktadır.

Zaten ancak kanunlar temel bir ruh taşımıyorlarsa, her an değişen dünya şartları karşısında yetersiz kalırlar. İşte kümes hayvanlarının, özelde tavukların yetiştirilmesinde meydana gelen her modern gelişmeye karşı bir kanun çıkarılabilmesi, menfaat taşıyan herkes nedeni ile zordur. Bu durumda Hayvan Hakları bildirgelerine başvurulması gerekir. Hayvanların Hakları vardır. Onların Emanetçilerinin de Hak ve Yükümlülükleri vardır. Bir şahıs hayvanı yetiştiriyorsa onun yaşam döngüsü içerisindeki her türlü hakkını ve ihtiyaçlarını sağlamak zorundadır. Barınma, gıda, su, serbest gezme hakkı, güneş hakkı, üreme hakkı, yük dengesi hakkı, vücut bütünlüğü, eziyet ve benzeri, Hayvanın psikolojisini bozmamak esasları sayılabilir. Kısaca bu özün dışında kalan her türlü durum yasadışı kabul edilmelidir. Burada kanun çıkmasını beklemek hem kendimiz için hem de dünya için zararlı olacaktır.

Zira bir hayvana eziyet ederek üretilirse bu hayvanların metabolizmaları ve hücre bütünlükleri bozulur. Atom altında dizilimler değişir. Pek çok araştırmacı  Masaru Emoto’nun deneylerinden, tüm atom, ruh, söz ilişkisini araştıran insanlara, sağlık uzmanlarına, enerji uzmanlarına dikkat kesilirsek görürüz ki, bir canlının vücut yapısının şekli onun yaşadıklarını yansıtmaktadır. Biz binbir eziyetle hayvan yetiştirirsek onların eti zehir olur. Sadece hayvanları canlı kabul etmeyen, yani et olarak gören zevat bile bu gerçeğe ibretle baksın ve zehir yetiştirdiğinin farkına varsın.

Bir hukukçu, bir yasa koyucu hayatın her alanına bakmak ve analiz etmek zorundadır. Yukarıda sayılan sebepler ve gerekçelerle eziyetle yetişen hayvan etinin üretimi, dağıtımı ve tüketimi yasaklanmalıdır.

Not: Bir gün kutsal metinlerin özününde bir gün İnsan Hakları Belgesi gibi temel metinler olarak yasa koyuculara yardımcı olacağına inanıyorum. Maksat adı ne olursa olsun huzurlu bir toplumda insanların hak ve hukuklarının korunduğu temel değerlerine sahip çıkıldığı bir ortamın oluşmasıdır. Maksadımız benim dediğim doğru olmamalıdır. Maksadımız, insanlık için temel değerlerin korunması olmalıdır. Hayvan haklarından, insan haklarına her noktada birbirimize saygı, sevgi ve muhabbet temel olmalı, hukuk ancak tüm dünyada adalet egemen olduğu zaman vardır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s