Neden Kanser Oluyoruz ? Gerçek Sebeplerden Birisi.


Salvatore Vuono / FreeDigitalPhotos.net

Çevrenize bakın Kanser vakaları her yeri sardı. Neden böyle oluyor ? Bunun manevi boyutunu daha önce bir az açıkladım. Şimdi maddi boyutunu da aktarmaya çalışayım.

Masaru Emoto’nun çalışmalarını biliyorsunuzdur. Masaru Emoto, sulara güzel şeyler söyleyip kristalize edince harika şekillerin oluştuğunu, kötü şeyler söylenince kristalize olmadığını açıklamıştır. Şükür ve Savgi sözlerinin en güzel kristalizasyona yol açtığını çalışmasında aktarmaktadır. Yine evlerimizde huzurlu bir ortamda yetişen çiçeklerin daha iyi açtıkları herkesin malumudur.

Aynı zamanda stres’in etkisinin insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini ve kansere yol açtığını biliyoruz. Bir başka konu yediklerimizin ve içtiklerimizi bize olan etkilerini biliyoruz. Her taraftan baz istasyonları, Wifiler, cep telefonları, televizyonlar, florasan lambalar, kurşu saçan araba egzosları, yiyecek takımlarımızdan çatal kaşığımızdan tutunda evimizin her köşesinde kullandığımız aletlerin içinde ne olduğu meçhul kullanılan malzemelere kadar pek çok şey sayılabilir.

Ancak benim asıl değinmek istediğim, işin moral boyutudur. Morali yüksek insan daha az kanser olma riski ile karşılaşır. Bunu çalışmalar gösteriyor. Bir de yediğimizi gıdaların morali var.

Evet şimdi bakın çevrenize, masanızın üzerine. Protein olarak en çok sağlıklı diye neyi tüketiyoruz. Et, balık, ve de tavuk. Bugün tavuk konusuna iyice bakalım. Et ve Balık sonraya kalsın.

Kanserin Yaygınlaşmasının İlk  Üç Sebebinden Biri:

Tavukların morali sıfır.

Evet yanlış duymadınız. Tavuklarımız, yediğimiz hayvanlar eziyet görüyor. İşkence altında her türlü haktan mahrum yetiştirilen hayvanlar kanserin sebebi. Tavukların morali bozuk. Psikolojileri bozuk, çünkü onlar canlı hayvanlar, herşeyi hissediyorlar. Çünkü bir hayvana eziyet ederek üretilirse bu hayvanların metabolizmaları ve hücre bütünlükleri bozulur. Atom altında dizilimler değişir. Pek çok araştırmacı  Masaru Emoto’nun deneylerinden, tüm atom, ruh, söz ilişkisini araştıran insanlara, sağlık uzmanlarına, enerji uzmanlarına dikkat kesilirsek görürüz ki, bir canlının vücut yapısının şekli onun yaşadıklarını yansıtmaktadır. Biz binbir eziyetle hayvan yetiştirirsek onların eti zehir olur. Sadece hayvanları canlı kabul etmeyen, yani et olarak gören zevat bile bu gerçeğe ibretle baksın ve zehir yetiştirdiğinin farkına varsın.

İşte bu yapısı değişen tavuk eti, hakları yenilerek üretilen tavukların eti birer zehirdir. Hatta bu şartlar altında az bile hasta oluyoruz denebilir.  Zira bunu sürekli yiyen insanlar zehir yedikleri için her tür hastalığa kavuşmaya mahkumdur.  Bizim yapacağımız şey böyle üretilmeyen tavuk etlerini, yani hakları yenilmeden, insanca insanlar tarafından üretilen hayvanca yetişen hayvanların etini yemektir. Bu tavuklara, civcivlere hayvan gibi değil, bir mal, eşya, cansız, hissiz adi yaratıklar gibi davranılmasıdır. HAyvana hayvan gibi davranan insan evlatlarının dünyasında, herkesin herşeyin hakkını hukukunu bildiği yer de böyle kanser falan olmaz. Emanete hıyanet olmaz ise problem olmaz. İnsanlara emanet edilen hayvanlara sahip çıkılması şarttır, insanlık bunu gerektirir. Emanetin hakkını veremiyorsan zaten onu kesip yiyemezsin, çünkü o bir eşya değil sana hak ve yükümlülükleri aynı anda verilen bir emanettir, canlıdır, sana yeryüzünün halifesi deniyorsa adam olacaksın.

http://gundem.milliyet.com.tr/-saglikli-diye-yediginiz-tavuklar-tavuk-degil-/gundem/gundemdetay/04.04.2012/1523826/default.htm

İlgili belgeseller var onları da bulup buraya ekleyeceğim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s