Bilginin Değerlendirilmesi / Karar Verme Becerileri-Ders 3


Daha önceki dersimizde bize ulaşan bir haber ve bilgi karşısında neler yapmamız gerektiğini anlattık: 

Bir olay bir durum bir haber Değerlendirmesi Nasıl yapılır Dersi:

https://yesileldiven.wordpress.com/2012/04/13/bir-olay-bir-durum-bir-haber-degerlendirmesi-nasil-yapilir-karar-verme-becerileri-101-ders-2/

Bu dersimizde ise bize ulaşan bir haberin bir bilginin nasıl değerlendirileceğini aktaracağız:

Haber, Bilgi, Olgu Değerlendirmesi

–          Bir durum, olgu, bilgi, olasılıklarla değerlendirilir, sonuca gerçeklerle karar verilir.

–          Tafsilatlı şekilde aktarırsak, bilgi elimizde olduğu durumlarda, noktalarda, kişi bir olayı çok boyutlu değerlendirirken, her etkeni göz önüne almalıdır. Eğer B doğru ise, X olayı böyle olmuş olabilir şeklinde olasılıkları mümkün olduğunca sıralanmalıdır.

–          Eğer B yanlış ise, X şeklinde değerlendirilmeler mümkün olduğunca pek çok etken göz önüne alınarak yapılmalıdır. ( Bu konuyu aşağıdaki konular bütünlük bozulmasın diye daha fazla açmıyorum. Başka bir derste örnekleri ile açıklaya çalışmayı düşünüyorum, inşaallah. )

–          Bu noktada bir hocamın verdiği dersi burada aktarmak istiyorum. Hocam diyordu ki “Ali isimli bir genç maça gidiyor olsun. Yolda taksiyle giderken kaza yapar ve vefat eder. Ali’nin ölümünden kim sorumludur”. Ve hocam sorumluları saymaya başladı. Maçı o gün düzenleyenler olabilir, taksici olabilir, belediye olabilir, Ali olabilir, Ali’ye izin veren Annesi olabilir, lig’i düzenleyenler olabilir, hava durumu olabilir, saydıkça saydı. Tabi itiraz ettik. Hiç akla hayale gelmedik kişileri sayıyordu. Ancak o yaşta anlamadım. Ama bize çok yönlü düşünmeyi öğretmeye çalışıyordu hocamız. Ali’nin hayatına etkisi olan olayları sayıyordu. Ancak burada kesin bir bilgi olmadan, akıl yürütmenin sakatlığı ve zorluğunu da açıklamaktaydı hocamız. En nihayetinde aslında Ali’nin ölümünden kimin sorumlu olduğu da bulunamayabilirdi. Zira neredeyse herkesin sorumlu olduğu bir ölümden, hiç kimse sorumlu değildir. Ancak Hukuk ilmi bu iş üstüne varsayımlara dayanmakta ve en nihayetinde suçluyu en son ilişkide bulabilmektedir. Hukuk ilmi düşünce oluşturmanın, ve doğru karar vermenin zaten temelidir. Mantık ilmidir. Mantık ilmi biliyorsunuz matematiğin babasıdır. Matematik düşünceye yardımcıdır. Zira Matematik, saklı bir mantık yorumudur. ( Descartes’tan beri böyle, bu konuda bir yazı kaleme alacağım ileriki zamanlarda kısmet olursa. )

–          Zan tehlikelidir, bunun için bir konuda karar verirken zanna göre hareket edilmemeli. ( Bu konuyu da ayrıyeten aktarmaya çalışacağım.). Özetle bir Müslüman zanla hareket edemez. Bu yüzden bir bilgiyi teyit etmeli, mümkün olan maksimum bilgi ile, teyit ettiği bilgilerle değerlendirme yapmalıdır. Böyle olduğunu zannediyorum, böyle olmuştur gibi ifadelerden kaçınılmalı. Akıl yürütürken kullandığımız eğer böyle oldu ise böyledir konusuna dikkat etmeli. Zanna kaçma tehlikesi mevcuttur, dikkat etmeli. Akıl yürüttük ancak bir sonuca ulaşamıyor isek, bu böyle olmuştur zannı ile hareket edilmemeli. Beklenmeli veyahut bilgi alınmaya çalışılmalı, çabuk karar verilmemeli. Kesin bilgiler, kaliteli bilgiler varsa karar verilmesi doğru olandır.

–          Bilgi toplanmaya çalışılmalı. İstihbarat’ın genel çerçevesi, doğru karar verme yolunda olan kişilere en doğru verileri sunmak için bir konu etrafında bilgi toplama çabasıdır. Politikayı kim belirliyor ise elinde doğru ve güvenilir veriler olsun ki isabetli karar verebilsin. Bir kişide kendi hayatının istihbaratçısı olarak doğru bilgi nedir bilecek, gerekli olan bilgileri toplayacak ve böylece doğru karar vererek hayatta başarılı olacak.

–          Elde edilen her bilginin doğruluğu da teyit edilmeli. Değerlendirme mümkün olan en fazla bilgi ile yapılmaya çalışılmalıdır.

 

Bilginin Maliyeti

–          Ancak her bilgiyi elde etmenin zaman ve para maliyeti vardır. Bu yüzden çoğu zaman eksik bilgi ile karar vermek zorunda kalırız. Kimileri ise bu bilgi toplama işine o kadar kafa yorar ki maliyeti, elde edeceği karı aşar ve zarar eder. Bu yüzden işin zor kısmı bilgi ile kar arasındaki dengeyi tutturmaktır. Fazla bilgi bazen göz çıkartır. O yüzden denge önemlidir. Bir konu sizin elde edeceğiniz faydanın boyutlarını aşıyor ise peşine düşmeyin. Nitekim daha önceki yazıda belirttiğimiz

İSRÂ Suresi 36’ıncı Ayette,

“Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.”

‘un mealinin bir yorumu ise şu olabilir : “Üzerinde bilgi sahibi olmadığınız konunun peşine düşmek size bir kar getirmez, bu yüzden maliyeti hesaplayarak boşuna bu işin peşine düşmeyin.” Kulak, göz ve kalp’te maddi boyutun yanında, manen de yorulmaktadır. Öyle ise bize bir yararı olmayan bilginin maliyeti olduğu da unutulmamalıdır şeklinde yorumlanabilir.

Az Bilgi ile Metodlu Karar Vermenin Değeri

–          Çoğu durumda elimizde olan az bir bilgi ile karar vermek zorunda kalırız. Bu durumda en az kötü seçenek seçilir, sezgilere güvenilir.Bu noktada metodlu düşünceyi kullanan doğru karar verebilir. Ancak her metodlu düşünen de doğru karar verir diye bir gereklilik yoktur. Şans, talih, kader çok önemli birer faktör olarak devam eder. Bu noktada kişi metodlu düşünmekle beraber doğru karar verme konusunda şansını arttırmış olur. Metodu olanın doğru karar verme şansı yüksektir.

–          Doğru karar her ne kadar şansa, talihe, kadere bağlıda olsa Sadi’nin ifade ettiği gibi bazı şeyler: “ Aramakla bulunmaz, ancak aramayan bulamaz.” Bu sözden hareketle şu sözü oluştursak yanlış olmaz: “Metodlu düşünmek ile kesin doğru karar verilemez, ancak metodsuz karara da karar denilemez.”

–          Peki metodsuz karara ne denir. Ancak kadere razı olmak,  talihe, şansa güvenmek veya zar atmak denir. Bu durumda bilinçli bir teslim olma yok ise insan rüzgarın önüne kendi atıp, şans oyunu oynuyor demektir. Tabi ki insan bu durumda bile yanlış karar veriyor denemez.

Bütün yukarıda ifade edilenlere rağmen, Allah, metodlu düşünce çabamızı dua kabul eder. Böylece çabamız boşa gitmez. Sonuç biraz daha iyi olur.

–          Bu durumu daha iyi göstermek için bir bilgiye dayanmadan istatistiki olarak anlatmaya çalışırsak;

–          Talihe bağlı bir kararın doğruluğu %50 %50 ise, bilgiyi toplamış, analizin sentezini yapmış, kişi, duygu, düşünce ve sezgi harmanı ile, bilenlere danışarak, aldığı tesbitleri doğru değerlendirir ise doğru karar konusunda %51 başarı şansına ulaşır. Hayatta farkı bazen bu %1 belirler. %1’in önemi, verilen kararların çokluğundan kaynaklanır. İnsan günde 1000’lerce karar vermektedir. Bilinçli olarak ise 10’larlar yüzler arasında karar verir. Bu durumlarda her %51’lik kararlar çarpıldığında başarı şansı artarak devam eder.

–          En nihayetinde durum bu da olsa başarının kriterini yine en başta istemek ve dua oluşturur. Zira nihayeti sonucu kader belirler. Kaderi kararlar değiştiremez. Kararı ancak istek, talep, arzu ve dua değiştirir. Ancak yukarıda ifade ettiğimiz gibi doğru karar verme metodlarını bilmek ve bu konuda çalışmak fiili dua niteliğindedir. Fiili dua güçlü bir duadır. Bu yüzden doğru karar verme konusunda bilgili olmalı ve çalışılmalıdır.

One response to “Bilginin Değerlendirilmesi / Karar Verme Becerileri-Ders 3

  1. Pingback: KARAR VERME BECERİLERİ 101 – Dersleri | yesileldiven·

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s