Söz Söyleme ve Diksiyon “Konuşan İnsan”- Kitap notları


KİTAP NO: 0239
İSMİ: Söz Söyleme ve Diksiyon “Konuşan İnsan”
YAZARIN ADI: Can Gürzap
TARİH, YER :  Aralık 2007 11.basım, İstanbul
OKUNDUĞU TARİH:   Temmuz 2010
YAYINEVİ: Remzi Kitabevi

KONU:

Yazarın Değerlendirilmesi

Can Gürzap, 1968 Ankara Devlet Konservatuarı tiyatro mezunu değerli bir tiyatrocumuz. Bu kitapla tiyatroculara, güzel konuşmak isteyenlere, dilimizi doğru kullanmak isteyenlere bir kaynak sunmak istemiş. Bu kitap “Konuşan İnsan” ismi ile yayınladığı kitabın genişletilmiş hali

Kitabın Değerlendirilmesi

Kitap, dil, insan, konuşan insan, konuşma, diksiyon, dinleme, topluluk önünde konuşmalar, söyleyiş yanlışları, genel çalışmalar ve kaynakçadan oluşuyor.  Gürzap, şanslı bir çocukluk ve gençlik dönemi olduğunu iyi Türkçe konuşan bir çevrede büyüdüğünü ifade ediyor. ( Bizim böyle bir çevremiz yok muhtemelen. Allah’tan tv, radyo, internet var. İyi konuşanları bulup bol bol dinleyeceğiz. Ama dikkatli dinleyip taklit edeceğiz.)  Gürzap, Arapçadan Farsçadan dilimize girmiş artık Türkçe olmuş kelimelerin kıymetini bilmekte ve bunların dilimize zenginlik kattığını düşünmektedir. Bunların sadeleştirilmesinin zenginliği azaltacağını ifade etmektedir. Mesela ihanet ve aldatma kelimelerinin eş anlamlı olmasına rağmen aynı kavramı karşılamadıklarını çok güzel açıklamaktadır.

Gürzap, “Kelimeler canlı gibidirler ve her canlı gibi doğarlar, yaşarlar ve ölürler.”… “Kelimeleri yaşatanlar onlara ruh verenler yazarlardır.” Diyor. Gürzap, dilin önündeki engelleri sıralamakta, eğitimin önemine dikkat çekmekte ve dersaneleri ve eğitim sistemini eleştirmektedir.

Gürzap’ın kitabı kısa, öz, anlayışılır, sade ve akıcı bir dille yazılmış bir eser. Değerli bir sanatçıdan, hayat tecrübesinden edindiği bilgileri, mesleki bilgilerini aktardığı bir güzel konuşma ve Türkçe üzerine kitap.  Güzel konuşma konusunda genel bilgiler edinmek ve pratik yapmak için çok uzun olmayan bir metin. Oyuncu ve tiyatrocu olmak isteyenler için yararlı bir kitap. Hepimiz Türkçe’nin konuşucularıyız bu yüzden bu bilgiler herkese lazım. Eğer uygulamaları yaparım diyorsanız, buradaki bilgileri okuyup hayata geçireceğim diyorsanız kitabın sizin için daha faydalı olacağını söyleyebilirim. Can Gürzap’a bu metni hazırladığı, tecrübelerini paylaştığı için teşekkürü bir borç bilirim.

Notlar

İnsanı tanımlayan Gürzap, onun çevresi ile iletişim kuran bir yaratık olduğun ifade etmektedir.

Lehçe ( Dialect ) Azerice, Türkçe ayrımı. Yazı ve söyleyiş bakımında büyük bir bölgede ayrılıyorsa aynı dil.

Oyunucunun görevinin seyirciyi yaşatmak olduğunu söyleyen Gürzap, “Konsantrasyon, kişinin beynindeki enerji santralidir. Herhangi bir işi yaparken güçlü bir konsantrasyon içinde olmak gerekir. Yapılan işte beyinsel yoğunlaşma bedensel yoğunlaşmayı da oluşturur. Konsantrasyondan yoksun olarak yapılan işin sonucunda gerekli başarıyı elde etmek zordur. Çünkü yapılan iş yeryüzündeki en önemli varlık olan insanı yaşatmaktır, insanı yaratmaktır.”  Demektedir.

Aktörün bilgi birikimi gözlem birikimi olmalı ve bunları rolünde harekete geçirmelidir.

Aktör kimlik ve kişilikleri yaşam platformuna taşır. S.30-31

Geniş bir donanım ve birikime sahip olabilirsiniz. Ama, konuşma eylemini iyi ve doğru bir biçimde gerçekleştiremiyorsanız o bilgi ve birikiminizi iyi bir biçimde kullanamıyorsunuz demektir. …

…Liderler, lider oldukları için iyi konuşmazlar. İyi konuştukları için lider olurlar. S.35

Beyindeki yanlışlar bedene de yerleşiyor.

İnsan için beden duruşunun, doğru nefes almanın öneminden bahsetmekte resimlerle doğru nefesi aktarmakta, doğru duruşu aktarmaktadır.

İnsanın kendini ifade etmesinin, beden duruşu anlatımıyla beraber, konuşma bilgi birimi, duyulabilmesi, fonetiki ve diksiyonu ile olduğunu aktarmaktadır.

Gürzap “ …stres ya da gerginlik beyinde oluşan çevre kirliliğidir.” Beynimizde oluşan bu kirlilik, kaslarımıza akar ve bedenmizde bir gerginliğe neden olur demektedir.

Gerginlikten kurtulmak için, bedensel gerginlikten kurtulmak için beyindeki gerginliği gidermek gerekir. Çeşitli yöntemleri olduğunu belirtiyor. Bilinçaltımızda oluşan gereksiz ve zararlı maddeleri belirli yöntemlerle oradan söküp atarak beyinsel gevşemenin mümkün olduğunu belirtiyor. S.38

Yeterli ve doğru nefes alıp denetlersek sesimizi iyi ve doğru kullanabiliriz.

Nefes çalışmaları yer almakta, ses konusunda temel bilgiler verilmekte, okuma çalışmaları yer almakta kitapta. Ana tınlayıcılarımız burun, ağız ve ses telleriymiş. S.76

Sesin yüksekliği ( oktav) ve sesin genişliği ( volume)  farklı şeyler. Sesin yüksekliği kalınlık ve inceliği belirliyor.

Kitapta ses çalışmaları mevcut boğumlama çalışmaları var. Tekerleme ile çalışılıyor bir tanesinde.  Yanlış çıkarılan sesler belirtiliyor doğrusu aktarılıyor.

Diksiyon konusu aktarılıyor ve en önemli olanın konuşmada Vurgu olduğu belirtiliyor. S.105

Sözcük vurgusu, kelime vurgusu aktarılıyor. İstisnalar belirtiliyor. Sözcük vurgusu dilimizde genelde sonda imiş. Şehir isimlerinde bileşik isimlerde değişiyor. Egzersizler, okuma parçaları mevcut kitapta.

Konuşmada psikolojik etkenlerin önemine de vurgu yapıyor.

Kendine güven eksikliği, utangaçlık, korku, heyecan, hızlı konuşma yavaş konuşma gibi etkenlerden bahsediyor önerilerde bulunuyor.

s.125…Güvenin, kendinize güvenin. Başka çareniz yok. Çünkü, yaşamınız boyunca sizin yanınızda en güveneceğiniz kişi yine sizsiniz.

Dinlemenin önemine  ve duyma ile dinlemenin farkına işaret etmektedir. İyi okuma dinlemenin öneminden bahsediyor.

“İyi okuyup iyi dinlemezsek düşünme sistematiğimizde sorunlar ortaya çıkar” demektedir. S.136

İş yaşamımızda iletişim kurarken % 45 dinliyoruz, % 30konuşuyoruz % 16 okuyoruz % 9 yazıyoruz.  ( O zaman dinleme becerisi geliştireceğiz, konuşma becerisi, sonra okuma ve nihayet yazma becerisi.)

Topluluk önünde konuşma bölümünde, kendimizi telkin etmenin öneminden, hazırlıkların psikolojik yönünden, nefes egzersizlerinden, kıyafetin öneminden, merhaba ile konuşmaya başlamaktan, güler yüzlü olmaktan, konuşma bitince kapanış yapmaktan bahsediyor ve tavsiye ediyor. S.143.

Doğaçlama ( irticalen ) konuşma yapmak zorunda olacağımız durumlar olacağını ifade etmekte. Ancak konuşmaya hazırlanmak gerektiğini belirtmektedir. Okuyarak yapılan konuşmalarda dinleyicileri sıkmamak gerektiğini ifade etmektedir. Ezbere yapılan konuşmalarda anlamın verilmesi gerektiğini, metnin altındaki anlamın anlaşılması gerektiğini, anlatıma renk ve derinlik verilmesi gerektiğini, monoton olmaması gerektiğini belirtmektedir. Güç olanın sözcükleri yaşatmak olduğunu  belirtmekte ve : “Sözcükleri yaşatmak konuşmanın sanatlaştırılmasıdır.”,demektedir.

En doğru konuşmayı kılavuzla yapılan konuşma olarak ifade etmektedir. Orta boy bir bloknot sayfasının yarısı üzerine konu ya da paragraf başlıklarının yazılması ve bu yazılan şeylerin yol gösterticiliğinde konuşmanın yapılmasıdır demektedir. Doğru paragraf başlığı ve doğru sıranın önemine değinmektedir. S.145

Kitabın sonunda kimi söyleniş yanlışları ve aktörler ve güzel konuşmak isteyenler için genel çalışmalar yer alıyor.

Türkçede kullanılan 46 ses var. ( 27 harf var)

Düşünce Notları:

Bu kitaptan ve daha önce okuduğum güzel konuşma kitaplarından dinlediğim seminerlerden topluca anladığımız şey “pratik” , “çalışma” ve “güzel konuşanları dinleme ve taklit etme”

İşin özü :

PRATİK, PRATİK, PRATİK

Dinleme, DİNLEME, DİNLEME ( GÜZEL KONUŞAN SPİKERLERİ, TİYATROCULARI, ÇEVREMİZDEKİ İNSANLARI. SONRA DA TAKLİT)

Çalışma, ÇALIŞMA, ÇALIŞMA ( Bütün bu yazılanları uygulamak ve üzerinde çalışmak. Bilgi sahibi olmak, hem uygulama, hem öğrenme, hem pratik. Yani çalışmak)

Güzel söz: s.10:

 “Bir Çin Filozofuna Sorarlar: Bir ülkeyi yönetmeye çağırılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu? Düşünür şöyle yanıtlar; hiç kuşkusuz dili gözden geçirmekle işe başlardım… Dil kusurlu olursa, sözcükler düşünceleri iyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılamazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz… Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar… Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. İşte bunun içindir ki, hiçbir şey dil kadar önemli değildir.

Bu Çin filozofu binlerce yıl önce yaşamış Konfüçyus’tur.” ( Ne güzel bir kıssa. Ne güzel gerçekleri ifade etmiş. Sanki bizim memleketi anlatmış. Dilinin en kutsal mahremleri parça parça edilmiş, zavallı hale getirilmiş, kimsenin kimseyi anlamadığı, törenin ve kültürün bozulduğu adaletin yoldan çıkarıldığı memleket. Herşeyi başı dilimizin olmaması işte bu yüzden düşünemez ve anlaşamaz olmamızda. Anlaşamayanlar nasıl bir millet olsun ki!)

İlginizi Çekebilir:

Konuşma ve Diksiyon Üzerine Kitap Karşılaştırması

Konuşma Sanatı, Ertuğrul Yaman, Kitap özeti.

Söz ve Diksiyon Sanatı, Nüzhet Şenbay, Kitap özeti.

2 responses to “Söz Söyleme ve Diksiyon “Konuşan İnsan”- Kitap notları

  1. Pingback: Konuşma ve Diksiyon Üzerine Kitap Karşılaştırması | yesileldiven·

  2. Pingback: Söz ve Diksiyon Sanatı – Kitap Notları | yesileldiven·

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s