Eşitlik Karşısında Karar Verme Süreci / Karar Verme Becerileri-Ders 4


İnsanoğlu iki eşit hesap ve eşit değerlerle karşılaştığında, iki veya çoklu seçim arasında kaldığında,  nasıl karar verir ?

Diyelimki birisi size 7 günde mi iyileşmek istersin, bir haftada mı diye sordu. Ne cevap verirsiniz ?

Hayatta karşılaşacağınız sorular ve vermeniz gereken zor kararlardan bir tanesi eşitlik olan içeriklerdir. 

Bu durumda genelde insanlar bir karar verirler bir tercih yaparlar. Yani her ne kadar iki durumda eşit gibi dursa da bir sebepten dolayı bir cevaba yatkınızdır. Kalbimiz, gönlümüz, duygumuz, eski alışkanlık ve inançlarımız bizi bir seçim yapmaya sevk eder.

Şahsen 1 haftada mı iyileşmek istersin yoksa 7 günde mi diyecek olsalar ben 7 günü tercih ederim.

Neden?

Çünkü günlerin bölünebildiğine inancım olduğu için. 7 günde iyileşebilirsem bir ihtimal 5.inci 6. günde de iyileşebilirim diye düşünürüm. En azından beşinci altıncı günde daha iyi hissedeceğimi düşünürüm. Bu his ve düşünce dolayısıyla yedi günü tercih ederim.

Bir diğer insan ise 1 haftayı tercih edebilir. Belki gözüne 1 yediden daha az gelmiştir. Veyahut hafta ifadesi günlerden daha çok hoşuna gidiyordur. Belki de hastalık hoşuna gidiyordur, dinlenmek istiyordur.

Görüldüğü gibi rasyonal olarak, yani ölçülebilir bir şekilde 1 hafta ile 7 gün arasında hiçbir fark yok iken, insanlar karar verme aşamasında bu duruma yorumlar getirmektedir. Sanki iki farklı gerçeklik varmış gibi değerlerlendirme yapmaktadır. 

Bu durumda insanlar irrasyonel karar veriyor desek haklı oluruz.

Ancak birileri de insanlar rasyonel karar verirler derse o da haklıdır. Peki bu nasıl mümkündür ?

Bu da insanların bir sebepten, bir duygudan, bir düşünceden dolayı tercih yaptıkları gerçeğinden dolayı doğrudur. Yani insanlar her ne kadar bu eşitliği biliyorlarsa da bir hafta ile 7 günün rasyonel olarak eşitliğinden haberdarsa da bir duygu ve düşünce bu eşitliğin farklı olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ise bu iki ifade eşit değildir. Eşit olmayan iki ifadeden kendisi için ağır basanı seçecektir. Öyle ise bu kişi rasyonel karar vermiştir derse doğru demiş olur.

Ancak yukarı da ifade ettiğimiz gibi bu rasyonellik şu gerçeği ortaya çıkarmaktadır. İnsanlar akıllarına dayanmamaktadır. Daha doğrusu insan kararları bir hesabın eseri değildir. Hesap sonucu değer eşitliği karşısında bile insanlar bir karar verirler. İnsanlar her halükarda bir tercih yaparlar. Yaptıkları tercihin bir sebebi varsa bunu sebebe bağlarlar. Yok ise bir karar verir sonra rasyonelleştirirler. 

Hayat her zaman insanı tercihlere zorlar. Kurumlar çoğu zaman bizleri eşit durumda bir karar vermek zorunda bırakır. İşte bizim burada yapmaya çalıştığımız şey verdiğimiz kararların kökenlerini bilmektir.

Şimdi bir kişi sizden 7 gün mü bir hafta mı arasında bir tercih yapmanızı istedi diyelim. Siz de cevabı verdiniz. Ancak karşınızdaki kişi boş bir insan değilse sizi bu sürece ulaştıran düşünce sistemini de isteyecektir.

Yani neden 7 gün değilde 1 haftanın cevabı istenir. Neden ?

Bu sorunun sorulmasının sebebi de açıktır ki sizi bu sonuca ulaştıran düşünce sistemini açığa çıkartmak ve anlamaktır. Türkiye’deki cari eğitim sisteminde ve uygulanan sınav sisteminde sonuçlar önemlidir. Sınavlar bir şık işaretlenerek yapılmaktadır. Süreci kimse irdelelemektedir. Sayı çok bahenesi mevcuttur. Yani öğrenci sayısı çok olduğundan sorgulama yapacak idareci ve sorgulama yapacak öğretmen, personel olmadığı için sistem böyle yürüyor denilmektedir. Oysa bir insanı doğru değerlendirebilmenin yolu sonuca nasıl ulaşıldığında gizlidir. Cevabın o kadar önemi yoktur. Bu terbiye klasik sistemle kazanılır. Bu konu da kendi kendinize sorular sorup bir cevap verip bu cevaba nasıl ulaştığınızla ilgili araştırmalar yapabilirsiniz. *

Mesela silah harcamaları arttırılmalı mıdır? Evet veya Hayır. Bu kompozisyon yazma işidir.

Demek ki bize niye kompozisyon yazdırıyorlarmış: Düşünce sistemimizin farkına varmak için. Ancak burada mesele başkalarının farkına varmasından çok sizin kendi düşünce yapınızın farkına varmasıdır.

Bir sonuca nasıl ulaştım ?

Bir duygudan dolayı olabilir. Bir geçmiş hatıradan, bir inançtan, bir sevgiden, bir alerjiden, sevmediğim veya sevdiğim bir kişinin etkisinden olabilir. Birisine yakınlıktan, birilerine uzaklıktan. Bir düşünce bir fikir dolayısıyla. Asıl gerçek nedir.

Bazen bir sonuca ulaşılırken kendimize bile itiraf etmediğimiz sebepler vardır. İşte asıl yapmak istediğimiz bu karar verme sürecinde bizi etkileyen unsurlar nelerdir. Özümüz, düşüncemiz, değerlerimiz nedir. Bilinç altımız nedir. Kendimizi açığa çıkarmaya ve kendimizi tanımaya çalışıyoruz. Yunus Emre’nin öğüdüne uyuyoruz. İlim ilim bilmek kendini bilmek düsturu. Bu her bilginin alimin ortak önerisidir.

İşte doğru kararı bilebilmek verebilmek için de kendimizi tanımalıyız. Düşünce süreçlerini bilmeliyiz. Düşünce süreçlerini bilen, kendini tanır, kendini tanırsan düşünce sistemini bilirsen, nasıl, neden karar verdiğini bilir ve verdiğin kararlara hükmedersin.

Kendini ve düşünce sistemini bilmezsen verdiğin kararlar kendine hükmeder. Biraz önce ifade ettiğimiz gibi bir karar verirsin ve onu rasyonelize edersin.

Özet olarak bu dersimiz de eşit iki durum karşısında insanların nasıl davrandıklarını, nasıl karar verdiklerini inceledik. Bu durumlarda ne yaptığımızı incelememiz gerektiğinden bahsettik. Kendini tanımanın öneminden, düşünce sistemine hakim olmanın insanı doğru karar  vermeye götürdüğünden bahsettik.

Açık bir şekilde eşit olmayan durumlarda insanların nasıl karar verdiklerine dair bir devam dersimiz var şimdi ona geçelim.

İlgili Dersler:

Karar Verme Becereleri 101 Ders Listesi

* Klasik Sistemde nasıl mahsurlar doğmuştur: Tabiki klasik sistemde yani soru sorulup öğrencinin çözümleri yazdığı düzende  sonuca herkes farklı ulaşır. Eski sistemde de sonuca ille benim sistemimle ulaşacaksın diyen hocalar olacaktır. Nitekim bu tür cahil hocalara rastlanılmaktadır. Bu ise başlı başına bir yanlıştır. Klasik sistem hocanın kalitesini gerektirir. Belki hocaların niteliksizliği daha doğrusu işin özünü kavramamış olmalarıda test sistemine düzen koyucuyu zorlamış olabilir. Bu başka bir tartışmanın konusu geçelim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s