Karar Anında İnancı Yaratmak: İnancı Seçmek – Ders 7 / Karar Verme Becerileri 101


İnsanın Karar verirken kendi inancını yarattığını belirttik. Bu noktada insan inancını kendi yaratır. Bu durumda insanın değerini yarattığı inanç belirler. Bu noktada insan bir seçimle karşı karşıyadır. Bu seçtiği inanç neye dayanacaktır. İşte Peygamber’imiz ahir zamanda insanın akşam yatınca kafir kalktığını sabah uyandığında müslüman olduğunu bazen bunun tersi olduğunu ifade etmektedir.

İşte insan her karar anında, bu karara bağlı her hareketinde bir inanç seçmektedir. Bu seçim işi yaratmanın tam kendisidir. Hem bir seçim hem bir yaratma vardır. Burada bu Allah’ın ruhunda üfleme vardır. İnsana bu kudreti Allah bağışlamıştır.

Bu seçim hakkı insanı yükümlü kılar. Bu noktada inancını insan kendi belirler. İnsanı yakında yanımızda göreceğimiz robotlardan üstün kılan şey bu inanç yaratabilme halidir. İnsan kararlarını kendi oluşturur. İster hurafelerle, ister evhamlarla, ister yalanlarla , ister gerçeklerle, ister kendine inançla, ister var olmayan hayallerle, insanlık inancı dediği hükümlerle, şirketlerle, korktuğu, sevdiği şeylerle, kendi bağımsız ruhundan kopan dalgalarla bir düşünce bir ruh bir inanç yaratır.

Bu hayallerle bir seçim yapar, bir karar verir. İşte verdiğimiz kararlar bizi bu inanç gerekçesinden bağlar. Ameller niyetlere göredir denilmektedir. Bu söz doğrudur. Buradaki niyet aslında karara yol açan gerekçe, amel ise karardan doğan eylemdir. Gerekçeyi oluşturan seçen insansa eyleminden bu gerekçeye göre sorumludur.

Gerekçe ise Neye inandığımızdır. Neye inandığını bilen vereceği kararı ve eylemini bilir.

Bu yaratma eylemi ise esasında yine bir seçimdir. Burada yaratma eylem seçmektir. Seçmek ise istemektir. Yani seçmeyi istemek. İstemeyi belirleyen şey ise muhtemelen sevgi ve nefrettir.

Öyleyse Düşünceyi belirleyen inancı oluşturmak, yaratmak bir seçme eylemidir. Bu seçme eylemi ise o anda istenen birşeydir. Zira bunu yaratmayı, seçmeyi istemezsek karar veremeyiz. Bu kararı veya şu kararı istememiz için ise o düşünceyi o inancı sevmemiz gerekir. Ya da bir inancı oluşturmuyorsak bundan nefret duymamız gerekir.

O zaman kararların temeli sevgi ve de zıddı nefrettir. Sevgi ise nefretten daha üstün bir kavramdır. Nefret keskin bir duygu olmakla beraber sevgi daha kuşatıcıdır. Öyle ise kararın özünde inanca duyulan sevgi vardır.

Saygılar

MA.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s