Samimi Olmak


Herşey dua ile mümkündür. İnsanın duasının kabul edilmesi için istediği şeyi gerçekten istemesi gerekir. Arzusuna inanan, onun olacağına inanan kişi bunu gerçekten isteyebilir. Bu ise ancak samimiyetle mümkündür.

Samimiyet, gerçeğe saygıyı gerektirir. Gerçeğe inanan kendini kandırmayan kişi ancak inanabilir. İstediğinin gerçekten bu olduğunu bilebilmek, inancında samimi olmak gerçeğe saygı ile mümkündür. Gerçeğe saygı duyan kendini bilen kişi kendini olumlu, olumsuz tüm yönleri ile tartan kişi gerçekten ister. Böylece samimi olur.

Kişinin duasında ısrarlı olması ise sabır, sebat ve sadakatı gerektirir. Sadakat ise inanca, düşünceye kendine sadakatle mümkündür. Yine gerçeğe saygılı olan kişi böylece kendine saygılı olur ve kendini kandırmaz. Sadakat söylediğinin, düşündüğünün yaptığının uyumlu olmasıdır. Bu sahip olduğun düşünceler, duygular çerçevesinde hareket etmektir. Sadakat tutarlılığı getirir. Tutarlı olan kişi kendine güvenir, kendine olan saygısı artar.

Duaların kabul edilmesi için sabır gerekir. Sabır zorluk karşısında yapılması gerekeni yapmaktır. Kızgınlık halinde kızmamak sabırdır. İrade işte o zaman tecelli eder. İrade eğer kendini istediğin yöne sevk ediyorsan vardır. Aksi halde iradede bahsedilemez. İradenin olduğu yerde de sabır vardır. Sabır yine zorluklara karşı koyabilmek ve inancı sürdürmekle mümkün olur. İnancı korumak ise sebat etmeği gerektirir. İnandığında sebat, düşündüğünde sebat, yürüdüğün yolda sebat. Sabır zorluk karşısındaki bir durum, bir direnç hali iken, sebat eylem halinin sürdürülmesindeki kararlılıktır.  Sabır durağan halde kendini koruyabilme, tepki vermeme, isyan etmeme, davranışların olumsuz eyleme dönüşmeme hali ilen, sebat eylem halinin sürdürülmesidir. Sebat sahibi kişi doğru bildiği davranışı zorluklara rağmen, kendine rağmen sürdürür.

Samimiyetin sahip olduğun inançlar neticesi ortaya çıkan davranışların korunması için sabır ve sebat gösterilmesiyle mümkün olduğunu belirttik. Bu inançları sürdürebilmek için ise bu inançları sevmek gerekmektedir. Kişi eğer gerçekten bu inançları seviyorsa bu hali sürdürebilir ve samimi olur. Ancak tutarlı insan samimi olabilir ve kendini kandırmaz. Sevmediği bir inancı sürdüren kişi tutarlı olsa bile samimi değildir. Demekki samimiyet için tutarlılık bir gereklilikse de , her tutarlı insan samimidir diye bir kaide yoktur. Tutarlı olan insan kendini kandırıyor da olabilir.

Sevdiği inancı yaşayabilen kişi hem tutarlı hem samimidir. Sevgi hali ise bir olmak halidir. Sevgi dolu olabilme halidir. Kişi sevgi dolu olabilmek için gerçek bir insana dönüşebilmelidir. Sevgi hali çocuklarda vardır. Çocuklar içinde şüphe, korku taşımadıkları için herkesi, herşeyi sevebilirler severler.

Öyle ise sevgi dolu olabilmek için insanın içinde korku taşımaması gerekir. İnsanın içinde korku ve endişe yoksa sevgi dolu olma hali mümkün olur. İnsan karşısındaki insanı sevmek istiyor da o kişi hakkında şüpheler taşıyorsa bu durum endişeye ve nihayet korkuya yol açar. Kişinin karşısındaki kişiyi sevebilmesi bu şüphelerden, korkulardan ve endişelerden sıyrılması ile mümkündür.

Bütün korkuların başı ölüm korkusudur. Kişi eğer ölüm korkusunu yenebilirse ancak o zaman sevgi dolu olabilir. İşte insan sevgi dolu olduğu zaman samimi olur ve inancını sevebilir. Böylece tutarlı ve samimi davranır. Böylece varlığını sever, kendine saygı duyar.

Kişinin içindeki korkularını yenebilmesi içinde mücadele etmesi yeni inançlara sahip olması gerekir. Bazen hayatta karşılaşılan olaylar, yeni düşünceler, karşılaşılan yeni kişiler insanın ölüm korkusunu yenmesine yol açar. Ölüm korkusunu yenmenin bir yoluda kişinin kendini ölmeden ölmüş gibi sıgaya çekmesidir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) bizlere “Ölmeden Önce Ölmeyi” tavsiye etmektedir. İşte bu tavsiyenin hikmetlerinden birisi budur. Ölmeden önce ölmek kişiyi ölüm korkusundan azade kılar. Böylece kişi tüm korkularını yener. Korkunun yokluğu halinde insanda sevgi doğar. Sevgi dolu olabilme hali, kişiyi doğduğu andaki gibi yapar. Bir çocuk gibi dünyayı keşfetmeye, gülerek, severek bakmaya sevk eder. Böylece dünyayı bir şahit gibi tekrar keşfeder. Kişi inançlarında samimi olur. Kişi kendi olur, böylece kendine saygısı olur. Dünyaya karşı kayıtsız kalmaz, herşeye herkese karşı geliştirdiği bu sevgi hali ile tutarlı olur, hayat karşısında sabırlı ve sebatlı olur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s