ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ


 KİTAP NO: 19                                   

İSMİ:            ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

YAZARIN ADI:  Nancy H. Kleinbaum

TARİH, YER    :        

OKUNDUĞU TARİH: 2003?

YAYINEVİ: Nokta yayınları ?

 

KONU:

 Kitabın Kısa Özeti

 Peter Weil tarafından filme de uyarlanan kitap, Alman yazar Nancy Kleinbaum tarafından kaleme alınmıştır. İsminde geçen H.’nin ne olduğunu bulamadım. Yazarın başka kitabının olmaması da ben de bu yazarın isminin mahlas olma ihtimalini akla getirdi. Ama tabi emin değilim bu konuda kesin bilgi sahibi değilim.

 Kitaptaki hikaye İngiltere’de taşrada zengin ailelerin çocuklarının okuduğu disiplinli bir okulda geçmektedir. Welton Akademisi isimli bu yatılı okula bir gün  Keating isimli bir İngilizce öğretmeni gelir.

                    Bu sıra dışı hocanın dersleri ve fikirleri öğrenciler arasında yankı yapar. Neil, Todd, Knox, Charlie, Cameron, Pitts ve Meeks isimli 7 kafadar öğrenci, hocalarından etkilenirler. Onun bu okulun eski bir öğrencisi olduğunu ve Ölü Ozanlar Derneği isimli gruba üye olup okuldan atılmış olduğunu öğrenirler. Kendileri de bu derneği tekrar canlandırmaya karar verirler. Böylece ara ara okulun dışında bir mağarada toplanırlar ve şiirler okurlar.        

            Keating, roman boyunca gençlere anın öneminden bahsetmektedir. Gençlere birey olmayı aşılamaktadır. Tutkularının ve arzularının peşinde gitmeleri için yönlendirmektedir. Ancak bu fikirlerden etkilenen Neil isimli öğrencisi tiyatro oyunlarına katılır. Babası bu işlere karşı birisidir ve oğlunu tiyatrodan alır. Hatta okuldan çocuğun kaydını aldırır. Ancak Neil, kafasına sıkar gider.        

            Bu sırada Keating’den şüphelenilir. Bu ölümden Keating sorumlu tutulur. Müdür Keating’in ölü ozanlar derneğinin kurucusu olduğunu anlar. Teröre ve teröristlere yataklık etmiş gibi ceza görür. Charlie örgüt lideri olarak okuldan atılır. Diğer çocuklara zorla Keating’i suçlayıcı mektuplar imzalatılır. Bu arada Keating’i ispiyonlayan genç arkadaşlardan biridir. En sonunda Keating okuldan atılır. Öğrenciler eski öğretmenlerinin arkasından bakakalır.       

            Değerlendirme

 Kitapta aslında Birey olma ile topluma uyum, toplum baskısı arasındaki ince çizgi aktarılmaktadır. Keating’in iyi niyetle öğrenciler de doğurmaya çalıştığı duygular ve o ruh, maalesef hayatın gerçekleriyle çarpışmıştır. İnsan birey olmaya çalışmalıdır. Ancak toplumu unutmamalıdır. İnsan bu durumlarda yılgınlığa düşmemelidir. Öğretmenler de bu duyguları uyandırırken biraz daha dikkatli olmalıdır. Anı yaşamak güzel ancak ya andan haberi olmayanların olduğu bir dünya da yaşıyorsak. Hayallerimizin peşinden gidelim de ya hayale inanmayanlar varsa. Bu kitap bu hassas konu hakkında güzel bir değinmedir diyebilirim.

 Yine bana yazar, bu konuda bir yargıda bulunmuyor gibi geldi. Yazar aslında bir taraf tutmuyor. Yani anı yaşayın mesajını vermiyor, genel olarak olayı aktarıyor, toplumun bize hazır olmadığını, olamayacağını, karşılaşabileceğimiz tepkilere karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini aktarıyor. Neil gibi çaresiz kalınacak anların olacağı konusunda gençleri uyarıyor, diyebilirim. Yine kitapta her ne kadar gençler arasında dayanışma aktarılmaktaysa da yine arkadaşlarını satan içlerinden biridir. Kitap bu olayla da gençlerin karşısına sadece büyüklerin değil arkadaşlarının da çıkabileceğini onların da düzeni tutan tarafta olabileceğini gösteriyor ve uyarıyor. Basit bir şiir klübü olayının bile entrikalara kurban gideceğini anlayan bir gencin hayata bakışı da bu çerçeve de olmalıdır diyor kitap. Bu noktadaki mesajı iyi midir kötü müdür yorumu size bırakıyorum. Ancak her topluluğun içinde iyi niyetle veyahut kötü niyetle ihanet edenlerin çıkacağı tarihsel bir gerçekliktir. Burada yazarın Hristiyan olması hasabiyle Hz. İsa’ya ihanet eden Yahuda’ya gönderme yaptığını düşünebiliriz.

 Ayrıca kitapta yazanlarla film uyarlaması farklı gitmektedir. Kitap daha gerçekçi ve daha makuldü diyebilirim. Kitaptan hareketle şunları da eklemek gerekir:  Türkiye gibi bir ülkede ebeveynlerin gençleri anlamama ihtimalleri yüksektir. Üstelik hayatın gerçekleri de maalesef yer yer büyükleri haklı çıkarmaktadır bu yüzden hayalle gerçek arasındaki ince çizgide hayatı tanımaya çalışan gençlerle, kafasına Türkiye’de sopalar yemiş tüm hayalleri bir bir öldürülmüş büyükler arasında çatışma ihtimali doğaldır. Hırsızların ülkesinde hayaller de çalınmıştır. M.A.       Bu yüzden insanın olduğu her yerde bu çatışma olacaktır ve olmaktadır. Türkiye de ise bu kaçınılmazdır. Bu yüzden ya siz de erken yaşta hayallerinizi öldürün ya da bunları bilerek iradenizi kuvvetlendirin, bu kitaptan çıkarılacak ders budur, kanaatimce. Saygılar.

2 responses to “ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

  1. bu yazı bir zamanlar ingilizce miydi yoksa zihnim bana oyunlar mı oynuyor? gercekten kafama takıldı. dönüs yaparsanız sevinirim

    • Her zaman Türkçe’ydi. Öyle hatırlıyorum, İngilizce yazmadım. Bazen sayfaları google translator otomatik çeviyor, belki öyle görmüşsünüzdür.
      Saygılar

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s