KÖPRÜ


KİTAP NO:  50

İSMİ:            KÖPRÜ

YAZARIN ADI: AYŞE KULİN

TARİH, YER    :  2001, ?

OKUNDUĞU TARİH: 29-04-2001

YAYINEVİ: Remzi Kitabevi

KONU:

            Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan’da çeşitli girişimlerle yaptırdığı köprüye ilişkin kaleme alınmış bir roman. Kitabı sırf Yazıcıoğlu’nu sevdiğim için okudum. Her ne kadar Ayşe Kulin’in kalemini pTek beğenmesem de roman fena değil diyebilirim. Konuyu çok fazla dağıtmamış, biraz eklemelerle bir roman olmuş.

Özet

            Roman, trajik bir olayla başlıyor. Köprünün olmaması neticesi karısını şehre  doğuma yetiştiremeyen Bayram isimli bir vatandaş annesi doğumda ölen yavrusunu devlet baksın diye Valinin masasına bırakır. Vali bu durumdan etkilenir. Gidilemeyen yer bizim değildir der Vali. Bayrama iş bulur, öksüz çocuğu da tanıdığı birilerine emanet eder.

            Yine köye terörist baskını olur ve devlet oraya yetişemez. Karayolları köprüyü yapmaz, bir türlü kimse ihaleyi almak istemez. Vali de köprüyü kendi yapmaya karar verir. Genç bir mühendis bu köprünün yapılabileceğini söyler ve buna talip olur. Başlarda diğer mühendisler, karayolları, köylüler kimse bu işe inanmaz.

            Bütün karşı çıkmalara zorluklara rağmen Vali mühendisin yanında durur, fikri destekler, eyleme dökülmesi için gereken her yerde insiyatif kullanır. Aktif olarak bu işe baş koyar. Köprü olsun diye baraj gölüne dolgu yapılır. Zorluklarla bir feribot ayarlanır ve köprü sonradan toprak üstüne oturtulur. ( Rahmetli Yazıcıoğlu, bu köprünün dünya da bir ilk olduğunu ifade etmişti. Feribotla köprüyü tek parça halinde yerine oturtmuşlardı. Romanda bunun parça parça olduğunu yazıyor ancak doğrusunu tam bilmiyorum. Yazıcıoğlu’nun röportajında böyle dediğini hatırlıyorum.) 

            Köprünün oturtulması ve hizmete girmesi büyük sevinç yaratır.

Değerlendirme

Romanda Yazıcıoğlu’nun portresi aktarılmaya çalışılmıştır. Vali Yazıcıoğlu’nun kapısı herkese açıktır. Vali tüm vatandaşların sorunları ile birebir ilgilenir. Yazıcıoğlu aktif bir insandır. Sorunları örtbas etmek istemez. Risk alır. İşin oluruna bakar ve olayı çözmeye çalışır. İnsanların inanmadıkları şeylere inanır ve olabilmesi için insanları zorlar. Türkiye’nin Steve Jobs’u gibi hayal olanı gerçek kılmaya çalışır. Yazıcıoğlu, devletin gücünün yetmediği yerde vatandaştan yardım istemekten çekinmez. Romanda aktarıldığı gibi parayı Erzincan’ın zenginlerinden bulmak için çaba gösterir ve desteği de bulur. İnsanlara güvenmesinin ve inanmasının meyvelerini toplar. Hayırlı işler yapar. Yazıcıoğlu, aslında bürokrat girişimci bir insandır. İnsan kaynaklarını, parayı, zamanı bir araya getirip bir organizasyonla bir projeyi ortaya çıkarır ve ürün meydana getirir. Bu açıdan örnek bir kişiliktir. Yazıcıoğlu, gibi kaymakamların valilerin olduğunu biliyorum ve bunların çoğalmasını diliyorum. Kendisini Allah’tan Rahmet Diliyorum.

Bize Yazıcıoğlu’nu anmaya vesile olan bu roman için Ayşe Kulin’e de teşekkürü bir borç biliyorum. Böyle romanların çoğalmasını diliyorum. Roman, bu yönleri ile değerli bir eserdir denilebilir.

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s