YÜZDE YÜZ DÜŞÜNCE GÜCÜ


KİTAP NO:  49

İSMİ:             YÜZDE YÜZ DÜŞÜNCE GÜCÜ

YAZARIN ADI:  Jack Ensign

TARİH, YER    :   ?

OKUNDUĞU TARİH:  2000-2001 ?

YAYINEVİ: Akaşa

KONU:

Değerlendirme

Bu kitap halihazırda düşünce ile ilgili yazılı bulunan kitapların atası denilebilir. Tabi bu kitapta muhtemelen daha önce yazılmış kitaplardan etkilenmiştir, o kesin. Kitaptaki görüşler insanın bilinci ile bilinçaltı arasındaki ilişkisi üzerine yazılmış. Kişinin düşündükleri ile bilinçaltına mesajlar verdiğini ve bilinçaltının da verilen mesaj ne olursa olsun doğru kabul ettiğini ve buna uygun davranışlar, tutumlar sergilediğini ve gerçekliği bize bu düşüncelere uygun sunduğunu aktarmaktadır.

Bu kitabı okuduğumda tam meramını anlamamıştım. Zaten ilk okuduğumda kişisel gelişim kitaplarına karşı bir önyargım vardı. Ancak kitabı şimdi tekrar okuyunca içinde yazanları hayatımda uyguladığımı anladım. Yani öğren unut ilkesi işe yarıyor. Demek ki kitaptan etkilenmiş ve faydalanmışız. Zira pek çok kişisel gelişimci halihazırda bu kitaptan etkilenip yeni kitaplar yazıyor. Hatta Secret türü kitaplar bile bu kitaptan kaynaklanıyor denilebilir. Ancak kitap Secret gibi inan yattan ziyade insanın düşüncelerinin hayat algısını nasıl etkilediğini, kendisine ait imajların, hayallerin, düşüncelerin kişiyi nasıl o kişi yaptığını anlatıyor.

Yine kitabı ilk okuduğumda yazarın Kur’an’dan etkilendiğini bir yerlere not etmişim. Zira Kur’an’da geçen çeşitli ifadelerle benzerlikler analojiler var. Kişinin isteklerinin dua olması, kainatın her zaman kanunları olması ve hayatta kişinin istediklerinin bir kader gibi karşısına çıkması. Yani kişi arzu ettikleriyle, yapıp ettikleriyle en nihayetinde karşılaşmaktadır. Dilemek ve istemek çok önemlidir. Sözlerinize dikkat ediniz yine Kur’an ı Kerim’in öğütlerinden biridir. Türk İslam geleneğinde “iyi söyle, doğru söyle, doğru düşünki doğru şeyler göresin, iyilerle karşılaşasın” bir düsturdur. Yine kitapta inancın öneminden, sakin olmanın öneminden doğru düşünüp sabırla beklemenin öneminden bahsediliyor. Kişi dileyip isteyip, iyi niyetle o iş üzerine çalışıp sonuçlara da sabredince dilediği gerçeklere ulaşmaktadır.

Yine nefsine hakim olmanın önemi kitabın temel tezidir. Nefis sürekli korku ve endişe pompalamaktadır. Oysa kişi geniş imkanlarının bilincinde olmalı ve şükretmelidir. Kitapta da kişinin korkularının kendini esir aldığını ifade etmekte ve kişinin en büyük düşmanının kendisi olduğunu yazmaktadır. Kur’an ı Kerim’de kişinin düşmanı kendi nefsidir. Yani kendi kendinin düşmanı olmak demek nefsin yarattığı düşünce ve vehimlerin kurbanı olmak demektir. Kitap bu noktada da ortak kavramlarda buluşmaktadır.

Yine kitapta düşüncenin insan beyniyle değil evrensel bir akılla işbirliği içinde olduğu düşüncenin sadece insan beyni ile sınırlandırılamayacağı belirtilmektedir. Bu noktada tabi ufak bir pürüz olmakla beraber bu iki düşünce cüz-i iradesiyle, küll-i irade arasındaki farktır. Tabi irade ile düşünceyi karşılaştırıyor konumundayız ancak İslam düşüncesinde büyük bir İrade’de tüm tabiat kanunlarını belirlemekte ve faal haldedir. Yani dışarıda her şey Küll-i İrade’nin emrinde, belli kanunlara tabi olarak işlemektedir. Kitapta yine kainatta her şeyin tesadüfü değil bir takım kanunlar çerçevesinde hareket ettiğini ifade edilmektedir.

Yine kitapta her korkunun temelinde ölüm korkusu yatıyor demektedir. Yüce Peygamberimiz, “ölmeden önce ölünüz.” demektedir. Burada bu ince sözle aslında tüm korkularınızı da öldürünüz zira dönüşünüz O’nadır, ona göre hareket ediniz denilmektedir. Burada da kitapta yer alan “ölüm korkusunun” insanı başarısız kılmadaki etkisinin ifade edilmesiyle, kendi ümmetinin başarılı olmasını isteyen Yüce Peygamber arasında bir uyum vardır. Ölüm korkusunu yenen insan ancak hayatla yüz yüze gelebilir denilmektedir. Demek ki Peygamberimiz ölüm korkusunu yenip hayatla yüz yüze gelmemizi istemektedir. Yine böylece insan tüm korkuların kaynağı olan ölüm korkusunu yenince Allah’tan başkalarından korkmaktan kurtulur ve kimseye kul olmaz işte o zaman gerçekten Allah’a kul olabilir.

Kitapta çağırma tekniklerinden bahsedilmektedir. Yani yaratıcı fikirleri, çözüm yollarını çağırma. İlk okuduğumda bunu fark etmemiştim. Ancak aradan yıllar geçip şimdi geriye bakınca bu tekniği kullanıyorum. Muhtemelen bu yöntemi bu kitaptan veyahut buna benzer bir yerlerden edindik. Çağırma Tekniği: Bir konu hakkında soru sorup, üzerinde düşünmek, odaklanmak, sonra unutmak, sonra da cevap geldiğinde fikri yakalamak. Buradaki espiri bilinçle soruyu soruyoruz, bilinçle düşünceyi idare ediyoruz, daha sonra bilinç konuyu unutuyor. Bu arada bilinçaltı bu konuda çalışmaya devam ediyor ve bir noktada bir anda hiç beklenmedik bir yerde cevap bilince geliyor. Önemli olan o anda o cevabı almak ve kullanmak. Kitapta buna çağırma tekniği denmiyor ancak bunu ben böyle isimlendiriyorum. Bu daha mantıklı ve kulağa hoş geliyor. Kitapta bunu “sınırsız bilgi kaynağını” kullanma olarak isimlendirmiş. Düşünceleri yoğunlaştır, acele etmeden derinlemesine düşün, fikirler geldiğinde hazır ol ve kullan diye özetlemiş.

Bu kitap çağımız kişisel gelişim kitaplarının anasıdır denilebilir. Son dönem kişisel gelişim kitapları düşüncenin gücü, kişinin kendi düşüncesine hakim olması konusunu yazıp çizmektedir. Eğer bu tür kitaplarla ilgileniyorsanız, kendinizi değiştirip, gelişebileceğinize inanıyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Bu tür kitaplar şüphecilere zaten bir yarar sağlamaz. Onlar bunda bile bir kusur bulurlar. Ben öyle düşünmüyorum, hiç böyle olur mu derler. Halbuki bu kitaplarda tam da bunu söylüyor. Bu düşünceleri sınırları kişilerin kendilerinin yarattıklarını ifade ediyor. İşte bu noktada iş inanç meselesine geliyor. Bu kitaplara inananlar ancak bu kitaplardan yararlanıyor. Bu tür kitaplara inanmayanlar ise inanmadıklarıyla karşılaşıyor. Evet neye inanırsanız doğru çıkıyor, iki halde de siz haklısınız. Yine de bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Notlar

 

–          Aklımızdan geçen her şey ergeç ortaya çıkar.

–          Psikojenez. Herşey düşünce de başlar demektedir.

–          İnsan evrensel akılla hayatını yaratır.

–          Hayatımızı kendi düşüncelerimizle yaratıyoruz.

–          Hayat bir düşüncenin ürünüdür, evrensel aklın ürünüdür.

–          Aldığımız kararların bilinçaltına işlemesi zaman alır. Bir hafta, Bir ay bir yıl sürer. ( Bazıları emrin bilinçaltına ulaşmasını sürekli tekrar altında 21 gün olarak ifade etmektedir.) Bilinçaltı, geçmişte sahip olduğu inançlarını şu an da uygular.

–          Bilinçle düşünceyi kontrol ederiz. Bilinç idare eder. Olmak istediğimiz kişinin kalıplarını bilinçle kurarız.

–          Kendiniz için ideal zihinsel imajı belirleyin, çalışın, odaklanın, kötü düşünceleri saklayın ve işi yarı yolda bırakmayın. ( Sabırlı olun, inanın)

–          Yaratıcı imgelemeden bahsediyor. Bunun öneminde bahsediyor. ( Bu konuda pek çok kişisel gelişimcinin çalışması var. Bu imgeleme teknikleri ile insanları fobilerinden kurtarıyor ve yeni düşünceler ekliyorlar. Şaşırtıcı ve başarılı sonuçlar alınıyor.)

–          İnsanın kendine güvenli olabilmesi için Yaratıcı ile olan ilişkisinin öneminden bahsediyor. Yani diyor hayat bir bütündür. O zaman biz hayatın sonsuz olduğunu ve mükemmel olduğunu bilmeliyiz diyor. ( Özetle hayat sahibisin başka bir şeye ihtiyaç yok diyor. Başkalarından onay beklemeye gerek yok, korkulara yer yok diyor, zira hayat mükemmel ve önemli olan bu diyor, hayatta olman.Okursanız daha iyi anlarsınız en iyisi ben de tekrar bir okuyayımJ)

–          Bilinçaltının zaman bilinci yok. Şimdi de yaşar ona zamanı veren sensin.

–          Kendini yönetmek refah getirir. Zenginlik iyidir, para kötü değildir. Kötü olan parayı amaç sanmaktır, her şeyin değerini onunla belirlemektir. Paranın kötülüğüne olan inanç refah getirmez diyor.

–          İyi bellek için belleğe güven ve bilinçaltına emirler ver. Fikirlerle bağlantı kur olaylar arasında.

–          Her korkunun temeli ölüm korkusudur. Onu yenmek diğerlerini yenmek demektir. Ölümden korkmadan kurtulan insan ancak hayatla yüzyüze gelebilir. (Ölmeden önce ölünüz)

–          Cesareti arttırıcı çok güzel bir teknik veriyor. Bir probleminizi yazın. Bir de mümkün olan çözümleri yazın diyor. Bir yüze cesaretinizi arttıracak şeyleri yazın bir yüze de cesaret kıranları. Sonrada cesaret kıranların üstlerini çizin ve cesaret arttıran şeylere bakın. Onları gözünüzde büyütün diyor. Dikkatimizi verdiğimiz her şeyin büyüyeceğini ifade etmektedir. İster olumlu ister olumsuz. Bu yüzden olumlu şeylere dikkatinizi verin diyor. ( Pek çok kişisel gelişimci buna benzer örnekleri kitaplarında vermektedir. Çoğu hayatınızda yer alan şeylerin kıymetini bilmemizi ve bunların listesini yapmamızı istemektedir. Hatta bunlara şükretmenin bizi daha güçlü kıldığını ve daha başarılı kıldığını arkasının geldiğini ifade etmektedirler. Yine dinimizde şükredenin sahip oldukları artar diye ifade edilmektedir. )

–          Herşeye olumlu yaklaş diyor. Olumlu cevap ver. Şikayet etme, sıkıntıları dillendirme. Olumlu şeyleri öne çıkar, huzuru bul diyor. Eleştiri ve suçlamada bulunmayanların yaratıcı yolu bulacaklarını ifade etmektedir.

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s