BİR DİNAZORUN ANILARI


KİTAP NO:  52

İSMİ:             BİR DİNAZORUN ANILARI

YAZARIN ADI: MİNA URGAN

TARİH, YER    :

OKUNDUĞU TARİH: 31-08-2001

YAYINEVİ:  Yapı Kredi Yayınları

KONU:

Kitap Mina Urgan’ın anılarını içeriyor. Anılar akıcı bir dille yazılmış. Sizi sıkmıyor bunaltmıyor. Osmanlı dönemini Cumhuriyeti yaşamış bir insan. Atatürk’le vals yapmış, Halide Edip Adıvar’la çalışmış. İngiliz Edebiyatı Bölümünde onun altında çalışmış. Zamanın ünlülerini tanıyor. İyi bir İngilizce çevirmeni. Yazarın bu ünlülerin hepsini tanıması bu ünlüler için üretilen teorilere bir nebze doğruluk payı veriyor. Zira bir şekilde ünlü zevatın akraba veyahut aynı zümreye ait oldukları iddia ediliyor.

Mina Urgan her ne kadar kendini komünist olarak ifade etse de kitabından solun ne olduğunu anlamadığı anlaşılıyor. Belli bir kesime duyulan düşmanlığı solculuk zannediyor. Bu açıdan kitap Kemalist mi solcu mu olduğu anlaşılmayan tam olarak fikri oturtmamış ancak bu fikrin var olduğunu iddia edip bir şeylerin karşıtlığından varlık devşirenlerin fikir dünyasını çok güzel veriyor. Bu kadar yetenekli bir yazarın siyasi konularda bu kadar bilgisiz olup nasıl böyle cesur ifadeler kullandığını şaşmamak elde değil.

Zaten kendisi kitabının beğenilmesine şaşırdığını ifade ediyor. Bende mi bir sorun var diyor Urgan. Ancak sorun kendisinde değil milletin cehaletinde. Gerçekten de kitap bu kadar aksayan yönlerine rağmen çok satıp çok beğenilmiş olması Türk Milletinin nasıl bir fikir sefaleti içinde olduğunu gösteriyor. Ancak kitabın kaleminin düzgün olması, üslubunun iyi olmasında da okunmasının payı var. Kitap büsbütün boş değil. Genel gerçeklere güzelce değiniyor. Ancak asla söyledikleri ile yaptıkları tutmuyor. Bu siyasi konulardaki zayıflığı hakkında Urgan’ın eleştirilmemiş olması ve üstelikte her yerde beğenildiğinin ifade edilmiş olması milletimizin de bir siyasi görüşünün olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Zira eğer gençlerin belirli siyasi görüşleri olmuş olsa idi kitabın bağnaz yorumları hakkında olumlu veya olumsuz tepkileri olurdu. Özellikle kitapta bazı yazarlara saldırısı nezaket sınırlarını aşmaktadır. Bu üslup kendisini bağlamakla beraber baştan eleştirileri kabul ediyor demektir. Ancak kimsenin bu kıroluğa değinmemesi de şaşırtıcıdır. O dönemin insanlarının daha nazik insanlar olması beklenirken böylesine bir üslup tuhaf kaçmıştır. Kinin nedeni varlığının sebebi midir sorusunu akla getirmektedir.

Yine de bir dönemi algılayabilmek için farklı bir kuşağın insanının anılarının okunmasının yararlı olacağı kanaatindeyim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s