APTALLIĞIN KUTSANMASI


Gün geçmiyor ki televizyonlarda Karadenizlilerin zekasına ilişkin bir habere rastgelinmesin. Vatandaşların kendi yöntemleri ile bazı sorunlara bulduklara derme çatma çözümlerle ilgili haberler her vakit verilmektedir. Gazetelerin arayıpta bulamadığı bu tür şaşırtıcı, gülümsetici haberler yer buluyor ve yer bulmaya da devam edecek.

Ancak bu haberlere baktığımız zaman tek tük zeka pırıltısı çözümler görülmektedir. Çok azı zeka ürünüdür. Zaten bu haberlerin bunlarla birlikte verilmesi ayrı bir sorundur. Çünkü bunların değeri kasıtlı olarak düşürülmektedir. Yani mucit şöyle yaptı böyle yaptı türü haberlerin bir kısmı hakikaten icat çıkaran, araştırma yapan insanları karikatürleştirip, onları aptal konumunda düşürmektedir.

Yani icat yapmak isteyen, yenilik arayan gerçekte bu işle uğraşan Türk insanlarının önüne algı problemi çıkarılmaktadır. Nasıl yani diyeceksiniz ?

Şöyleki. Aptal aptal icatları, saçmalıkları Karadenizli zekası, yok Türk mucidi diye lanse edile edile insanlar ve kamuoyu bir süre sonra bu icat ve yenilik olayını sadece kafadan çatlakların bir uğraşısı olarak görmeye başlar. Belki de istenen budur. Zira Türk milleti bu insanları görünce bir süre sonra sadece icat sözüne bile allerji kapar hale gelir. Zira oturaklı, mal gibi duran, gülmeyen ve mantıklı cümleler kurabilen insanı seven Türkler için komik duruma düşmek en az Japon milletinin algısında olduğu kadar küçük düşürücüdür. Bu yüzden icat işini insanların size güleceği bir durum olarak algılayan Türkler, bu tür haberlerle de kendini dünyaya güldüren insanları görünce ne kadar haklı bir kanaate sahip olduğu sonucunu çıkarır.

Zaten haberciler de Türk olduğu için icat olayında, yenilik olayında yapacağı haberlerde de böyle fıkra türü olayları aramaktadır. Yani gerçekte yapılan başarılı olan bir icat olacağına zaten o da inanmamaktadır. Bu yüzden de gidip böyle birşeyler var mı bu işlerden para kazanılıyor mu diye aramaz. Bulduğu haberler iki türdür. Bir insanları güldüren saçmalıklar, ikincisi kurnazlıklar. Yani kişi bir kurnazlığı, bir cinliği, bir Ali cengizi icat sanar ve yutturur. Bu da yukarıda ki kendini güldürme gibi aşağılayıcıdır. Motorun yanması pahasına daha az benzin yakan makineler icat eden tipler bu gruba girer. Ancak yukarıda ifade edildiği gibi gazeteci Türk olduğu için habere yaklaşımı zaten icattan birşey olacağı değil olmayacağı üzerine kuruludur. O da bunun gerçekliğine inanmıyordur. Arada tek tük gerçek mucitler çıksa da bunlar işte bu anlayış dünyasında ve bu komedi, kurnaz haberler, olaylar arasında kaybolur gider.

Anadolu insanının kurnazlıklarını, çakallıklarını, aptallıklarını böyle kutsallaştıran bir medya, bir anlayış olduğu sürece daha bu tür haberleri çok görürüz. Gerçek mucitlere ise ulaşılamaz. Belki Anadolu’da böyle insanlar vardır. Ancak onlarda bu haberler neticesi mimlenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Zira icat çıkarma işi bir nebze deli olduğunu kabul etme haline indirgenmiş bir ülkede yaşıyoruz. Sizi yukarıdaki sınıfla aynı kümeye sokmaya çalışan acımasız bir dünya. Bu dünya sizi öğütür ve yok eder.

Oysa ABD’de, Avrupa’da patentlerle, sistemle kurulmuş entegrasyonla, icatla, yenilikle, inovasyonla kişiler trilyonlar, katrilyonlar kazanmaktadır. Hem de aklın alamayacağı basitlikte şeylerle. Kafayla para kazanılan ülkelerle, cehaletin olduğu ülkelerin farkı budur.

Hiçbir tanımın yerine oturmadığı bir ülkedir Türkiye.

İcat : Şaklabanlık olarak gösteriliyor.

Yenilik inovasyon: İcat çıkarmak olarak yaftalanıyor.

Mucit: Elinden birşey gelmez, oyuncaklarla uğraşan bir deli, oturaklı olmayan insan tanımına sokuluyor.

Yetenek: Acun’un programlarında şarkı söylemek, takla atmak zannediliyor.

Beceri : Kişinin çalışarak elde edeceği bu gereklilik, kurnazlıkla bir tutuluyor. Becerikli kişi denince, kurnaz iş bilir kimse akla geliyor. Oysa beceri çalışmayla elde edilen, yeteneklerin geliştirilmesi sonucu oluşan üstün nitelikli bir melekedir. Bunu da buradan düzeltmeye çalışalım. Amerikalıların en önem verdiği konulardan birisidir bu. Açın Sözlükleri bakın. Sözlük kelime bakmaya yaramaz düşünmeye de yarar. Skill sözcüğünün karşılığına lütfen üzerinde düşünerek bakın.

Yetenekli İnsan : İyi para kazanan kişi. Türkiye’deki tanım bu. Halbuki yeteneğin tanımı bu olamaz, olmamalı.

Bilgili İnsan : Kurnazlık yolunda ki herşeyi bilen kişi. Yine de diğerleri kadar kötü değil. En azından ucundan kıyısından bilgi sahibi insana birazcık saygı taşıyor. Ancak bu durumda bile bilgili insan tanımına kurnazlar da giriyor, bir konuda bilgili bir profesör de.

Yenilik : Moda olan, trend olan şeyler. Ancak asla eski usulle yapılan bir işin yeni yapılışı değil. Bazen bu yenilik lafı fabrikalarda duyulur.  Üretimde yenilik yaptık falan diye. Ancak bu sizi aldatmasın. Bu dışarıdan alınan bir makinanın kurulmasıdır. Yani bir modanın mecburen uygulanmasıdır. Kendi başlarına bir yenilik çıkartmazlar. Zira onlar mühendislerine icat çıkarma derler. Onlar mühendislerinden bu milyon dolarlık yabancı makinaların başında durmalarını beklerlerler. Onlar bu sözde yeniliklerin bekçisi olacaktır, mucidi değil.

İşte  tanımların ve kavramların niteliği bozuktur. Bunlar kasıtlı bir şekilde yok edilmiş haldedir. Dil bozulunca ülke bozulur diyen Konfüçyüs haksız mı. Türkiye’nin gerçeği bu bilgini haklı  çıkarıyor ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Zira Türkiye bu dil bozukluğu sonucu anlayışı bozulduğu için sürünüyor. PAraya ve kurnazlığa tapan bir toplum haline geliyor. Yetenekler, beceriler pespayeleşip yok oluyor. Niteliğinizin  bir kıymeti kalmıyor. Zira değer ölçüsü para olunca bu yeteneklerinizle para da kazanamayınca size ortam sunmayanlar bir anda haklı hale geçip üzerinizde söz sahibi oluyor. Nasıl bir ülke, nasıl bir dünya, nasıl bir kabus bu Allah’ım. Cahiller içine düşen Alime acı Ya RAbbi. Çünkü bu ancak korkulu rüyalarda, korku filimlerinde olur. Sorunun kaynaklarının seni suçladığı bir dünya düşün. Senin yollarını kapayanlar, seni durduranlar, seni yok sayanlar sonra dönüp sana neden birşeyler yapamıyorsun diyorlar. Kendi değer ölçüleri ile seni yargılayıp seni başarısız buluyorlar. Parayla, kurnazlıkla seni ölçüp ahmak kesen aptallar ve yeteneksizlerin dünyasında bir alimin durumudur bu.  İşte cahiller arasıdaki alimin durumu budur.

Karadeniz zekası, Türk mucidi haberlerine bir kez de bu gözle bakın. Aslında zekanın övülmediği, icadın yüceltilmediği aslında aşağılandığını göreceksiniz. Maksatlı mı değil mi bilemiyorum. Ancak şu gerçek var ki Türkiye büyük bir ülke olacaksa bu anlayışla hiç bir şey olamaz. Bu bakış açısıyla ancak başkalarının icatlarının, yeniliklerinin taşeronu olur. İnsanına mucidine sahip çıkmayan yollar açmayan, doğru dürüst bir anlayış geliştirmeyen, tanımlarını oturtmayan, dilini ve düşüncesini düzeltmeyen bir toplum olarak kalırsa, devleti, hükümeti buna ön ayak olmaz ise biz daha çok seyrederiz dünyayı kendi melalimize bakmadan.

Vesselam. MA

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s