Bir Düşünür ve Düşündürdükleri


Krishnamurti’yi bileniniz var mı.

Kendisi Hintlilerin bir bilgesi. Düşünen bir insan. Düşünerek neye ulaşabiliriz kiye verilebilecek bir cevap.

Krishanmurti’nin düşüncelerindeki duruluk ve sadelik, tüm Hint felsefesinin özü gibi. Burada felsefe tabirini kullanmak yanlış bir algılamaya yol açabilir. Zira Krishnamurti asla bir felsefeciyim, şucuyum bucuyum demiyor. Bir dini öne çıkarmıyor veyahut yermiyor.

O hakikate aşığım diyor. Ve hakikate ulaşmayı mesleklerin en yücesi sayıyor. İnsanın asıl mesleğinin hakikate ulaşmak olduğunu ifade ediyor ve ilan ediyor.

Krishnamurti’nin düşünce dünyasına girdikçe onun ne kadar saf ve temiz bir şekilde, samimiyetle dünyaya karşı bir yaklaşım geliştirdiğini anlıyorsunuz.

Konuşmalarını öyle cümlelerle bitiriyor ki afallıyorsunuz. Bunların üzerinde düşünmek düşünmek istiyor, acaba bir sonra ne diyecek diye merakla bakıyorsunuz.

Krishnamurti’yi okudukça sayfalarında ve sözlerinde tüm bilgelerin kokusunu hissediyorum. Bazen Mevlana’nın konuşmaları var. Bazen Aristo’nun. Bazen Konfüçyüs. Bazen kendini bil diyen Yunus Emre. Böyle bakınca ve bu durumu görünce Hakikate giden yolun aynı olduğu, hakikat denen bir pınar olduğunu anlıyorsunuz. Bu pınara girip yıkananların benzer koktuklarını algılıyorsunuz. Farklar sadece kişilerin kendi uslüplarında. Ama görüyorsunuz ki bir hakikat var.

Krishnamurti’nin dine bakışı da ilginçtir. Hindistan’da ki sabit geleneksel yapıların eleştirisini yapan düşünür, dinlerin hepsini bu yapılar içinde eleştiriyor. Hiçbirisini üstün tutmuyor. Yadsıyor. Tanrı fikrini de bu şekilde algılıyor. Yani bunun bir din etrafından fikirleştirilmesine karşı çıkıyor. Herkesin hakikatin sevdalısı olmasını istiyor.

Krishnamurti’yi kendinize bir rehber olarak okumaktan ziyade onun ne düşündüğünü, nasıl düşündüğünü anlamak için okuduğunuzda bu düşünceleri sizi rahatsız etmiyor. Aksine aslında neyi kasdettiğini anlıyorsunuz. O her türlü güç veren ilişkiyi yadsıyor. İnsanları kendine mahkum eden, ilişkiden koparan, bağımlı yapan herşeye karşı bir uyanıklık geliştirmemizi istiyor. Bunu da düşünerek yapacağımızı, hakikate doğrudan bakıp ilişki kurarak yapabileceğimizi ifade ediyor.

Yeri geldiği zaman diğer insanlarla ilişkimiz, kitap okumamız, içki içmemiz, dine bakışımız herşey ama herşeyin kişiyi diğer varlıklarla gerçek dolaysız bir ilişki kurmaktan alı koyabileceğini ifade ediyor. Bu şeyler üzerinde düşünülmeden yapılırsa kişiyi bağımlı hale getiriyor. Oysa kişi hakikatle doğrudan bağ kurmak için çaba sarfetmeli.

Yukarıda yazdıklarımın hiçbirini O’nu okumadan algılayamazsınız. O’nun hayata karşı sade bakışı insanı etkiliyor ve düşündürüyor. Hayat üzerine varlığınız üzerine düşünmek istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

Peki senin Krishnamurti’de eksik gördüğün yönler var mı derseniz, haddim olmayarak birşeyler söylemek isterim. Ben bu yazarı eksik veyahut fazla diye ölçüp tartıp değerlendirecek bir kişi değilim. Bu konuda yetkinliğim de yok. Ancak belli düşünceler taşıyorum ve O’nda düşüncelerime karşı çıkan bir meydan okuma gördüm. Bunların bir kısmına hak verdiğim gibi kendi değerlendirmemi de yaptım. Naçizane paylaşmak gerekirse:

Krishnamurti, din konusunda herkesin hakikatle doğrudan ilişki kurmasını isteyen bir düşünceye sahip. Yani bir aracı değilde, kişinin çabasını işaret ediyor. Çaba demiyelim de, çünkü kendisi böyle bir çaba düşüncesinin mücadeleye neden olduğunu söylüyor, bir farkındalık halinde olmayı ifade ediyor. İşte bu noktada her insanın bunu başarma ihtimalinin olmadığını ifade etmek istiyorum. Hatta hayat gailesi içinde pek çok kişinin bu uyanıklık halini bildikleri halde sürdüremediği anlar olduğunu ifade etmek lazım. Bazen unutkanlıktan, bazen büyük acılar ve sarsıntılar neticesi kişi bu uyanıklık halinden bilerek veya bilmeyerek, elinde olmadan çıkabiliyor.

Kişiyi bir istikamette tutacak bir takım değerler, ortak temel taşlar ihtiyacı hissediliyor.

Bu noktada Krishnamurti’nin işaret ettiği bu farkındalık halinde ki kişi ruhsal bir alemde yaşıyor gibi. Keşke bu halde olabilsek. Böyle bir insan olabilmeyi çok isterdim. Ancak dünya maddi. Maddi bir gerçeklik içinde maddi bir duruşla adeta var olmak gerekiyor. Siz olmak istemesiniz de maddi olarak bir renginiz olması lazım. Toplumda bir renkle var olmalısınız. Yoksa görülmezsiniz, varlığınız tehlikeye düşer. Krishnamurti, bu noktada kişilerden zor bir tercih yapmalarını istiyor. Sürekli uyanık olup, çatışma içinde olmadan yaşamak. Hiçbir dini, mesleği, boyayı kabul etmemek. Yani asıl meslek olan hakikat aşkını sürdürmek. Yaptığımız işi geçim aracı olarak görmemizi ve iyi işler yapmaya bakmamızı salık vermekte.

Bu noktada ayrışıyoruz. Daha doğrusu mesele tam çözüme kavuşmuyor. Zira toplumda renksiz kaldığın anda bile sana bir renk verilir. Yani mutlak renksizlik ve toplum dışılık mümkün değildir. Düşüncelerini takip etmekte yer yer imkansızdır. Bir duruş sergilemen gerekir. Maddi bir varlık olarak ne olduğunu ortaya koyman gerekir.

İşte buna O’nun boyası ile boyanmak deniyor. Yani ruhu bir mertebe de bulunan, uyanıklık halinde olan kişi dünyaya dönük ilişkilerinde nasıl hareket edecek. Bu noktada Krishnamurti’nin cevabı her kişinin kendi hayat menkıbesine göre seçeceği yollardadır şekliyle özetlenebilir. Kişiden kişiye değişen ve cevabı bulanık bir yanıt. Ancak İslam dininin buna yanıtı kişinin Allah’ın boyası ile boyanıp rengini ve varlığını ortaya koyması. Yani herkes için ortak bir duruş, ortak bir var oluş için cevap mevcut. Davranış ve duruş bir düşünce sistemi ve tutum sistemi ile ortaya konuluyor.

Krishnamurti, her türlü çatışmaya yol açan fikri reddetmektedir. Ancak bu noktada dünyada var oluş sorunu ortaya çıkmaktadır. Elbette her sorun gibi tek bir cevabı olmayan bu noktada bir renk meselesi ortaya çıkıyor. Bu noktada var oluş için boyanmak için ne yapmamız gerek konusu gündeme geliyor.

Bu sorular neticesi dinin rengi ile boyanmak konusunun ne olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bunu daha iyi anlamamıza vesile olan Krishnamurti’ye teşekkürleri mi sunuyorum.

Krishnamurti, bu noktaları düşünmemize, var oluşumuz, dinimiz ile ilgili sorular sormamıza neden oluyor. Her konuda farklı bir pencere açıyor. Hakikatin ne olduğu sorusu, ilişki sorusu, sorunların kaynağı sorusu. Her biri için düşüncelerini net bir şekilde ifade ediyor ve sizi düşünmeye sevk ediyor.

Krishnamurti’yi okunamanızı tavsiye ederim. Düşünme cesaretini gösteren herkese tavsiye ederim. Doğru bir şekilde düşünmeyi öğreten muhteşem bir düşünür. Her görüşüne katılmasanız da böyle insanların varlığını bilmek insana huzur veriyor.

Not:

Özetlemek gerekirse.

Hakikat peşindeki insan ruhsal ve manevi yönüyle yükselir. Ruhlar aleminde bir insan gibidir.

Bunun maddi aleme dönmesi ise din hükümleri ile olur. Yani seçili bir din dünyaya dönüşü mümkün kılar. Bu ruhi bütünlükte kalmamanın yoludur. Aksi halde dünya ile bağ kesilir. Ya tam madden kişi yok olur, ya manen kaybolabilir.  Bu yüzden din ve onun hükümlerinin seçimi kişiyi maddi alemde tutan kılavuz görevini görür. Gerçekte bir araç olan din, maddi alem var olmanın, hakikat aşkına bertaraf edilmeden ulaşmanın güvenli bir limanıdır. Din bir zorunluluktur. Bu zorunluluk hakikate ulaşmak için gerekli olmasından değildir. Aksine maddi alemde yollar dışında yok olmamanın aracıdır. Yani ruhi bir mertebeye çıkan kişinin maddi alemle kurduğu ilişki de ona yardımcı olan bir araç, bir kabuktur. Din hakikate ulaşmak için değil, ulaşılan hakikat yolunda diğer fırtınalarda sürüklenip yok olmamak için inandığın değerlere tekrar tekrar kavuşabilmenin bir kabuğu, bir hanesi, bir çadırı bir direğidir. Kişi maddi dünyadan ruhi olgunluğa, ruhi olgunluktan maddi dünyaya bu din vasıtasıyla ulaşır. Bilgisayar diliyle konuşursak bu ana koda ulaşırken geçişleri sağlayan bir arayüzdür. Kullanıcının iletişim kurmasında, diğer programlar içinde onlarla beraber iletişim kurmasında yardımcı bir unsurdur. Deniz içinde deniz, gerçek içinde gerçek olarak bu birim kişiye bir yardımcıdır diyebiliriz.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s