Kelimelerin Gücü (2) Doğal Gıdalara, Organik Gıda Denilerek Ne Amaçlanıyor!


Lütfen Kelimelerin gücü (1)‘i okuyun.

Doğal olarak üretilen, doğanın içinde doğal yollarla üretilen ve alıp  tükettiğimiz gıdalara son zamanlarda ne deniyor biliyor musunuz ?

Organik Gıda.

Bu ne demek hiç düşündünüz mü ?

Şöyle soralım, yıllarca Doğal Gıda denilen meyvelere, sebzelere, süte, ete tavuğa birden bire yeni bir isim verildi. Neden bunlara doğal değilde organik deniyor ? Öyle ya bu gıdalar madem düzgün bir şekilde üretiliyor üzerlerin de hiçbir oynama yapılmıyor,  aşırı ve zehirli gübre kullanılmıyor, neden bunlara “doğal” denmiyor da “organik” deniyor ?

Birden bire nereden çıktı bu “organik”. Neden birden bire çıkan bu kavrama dört elle sarıldılar. Ne için doğa için herşeyi sorgulayan sözüm ona çevreci ” GreenPeace”ler ve diğer kuruluşlar bu kavramın üstüne düşünmeden atladılar. Belki de atla dendi, belki düşünülmedi ama neden doğal değil, başka birşey de değil, özellikle “Organik”.

Bu soruya cevap verebilmek için düşünmeyi bilmek gerekir. Basit mantık ilkelerini bilmek, az biraz Aristo mantığı ile kafaları çalıştırmak gerekir. Zira buna Descartes tedrisatından geçmiş modern zaman insanın cevap vermesi mümkün değilse de zordur. Modern Cehalet çağındayız, bunu unutmadan bu soruya elimizdeki argümanlarla cevap arayalım, zira ben de sizler gibi üstün zekalı değilim ve ben de bu düşünce sisteminin evladıyım, maalesef.

Olaya şu açıdan bakalım. “Organik” olan bir ürünün aksi nedir. Yani  Organik olan bir gıdanın zıddı nedir. “İnorganik” değil mi. Yani “organik” olmayan bir gıda nedir. “Inorganik” bir gıda.

“Inorganik” bir gıda ne demek. Canlı olmayan organizma. Madenler gibi tuz vs gibi şeyler “inorganik”tir.

Oysa Genetiği ile oynanmış bir gıda, bir organizma “Inorganik” değildir.

Yani “Organik” gıda diye birşey varsa şayet bu tanımın içerisine GDO’suz ürünlerin girdiği iddia ediliyorsa, bu tanım kümesinde GDO’lu ürünlerin yer almaması gerekir.

Öyleyse “Organik” olmayan bir ürün “Organik” kümesinin dışındadır. İlle “İnorganikler” kümesine girmek zorunda değildir. Ancak yenilen gıdaları, mineralleri tanımlıyorsak, kurulan kümenin herşeyi kapsamasını isteriz. Yani gıdaları “Organik Gıdalar” ve “Inorganik Gıdalar” kümesinde tanımlamamız gerekir.

Peki öyleyse GDO’lu ürünler nereye girer. Öyle ya “Organik Gıda” kümesinde değil. “Inorganik” de değil zira, GDO’lu ürünler canlıdır. DNA’ları ile oynanmış ürünlerdir. Bunların, yapısı bozulmuş, farklılaşmıştır. Artık bunlar doğal ürünler değildir. Tabiat kanunlarının işleyişi bozulmuştur. Ancak yine de hücreler kanser hücreleri gibi hala faal ve hayattadır. Yani canlıdırlar. Bu haldeyken nasıl olupta GDO’lu ürünleri bir kümeye koyacağız.

İşte burası zurnanın zırt dediği yerdir. Bu tanımı yapanlar öyle şeytan zekalı, zeki kişiler ki, doğaseverim, doğal ürün sevdalısıyım diyenleri öyle bir noktaya düşürürler ki değme şeytanlara taş çıkartacak bir zeka ve kurnazlık örneği sergilerler. Çünkü GDO’lu ürünler için sizi bir küme kurmaya zorlarlar. Sizi düşünce de bu varlığın oluşumunu kabul etmeye zorlarlar. Zira siz “Organik” ürün derken, GDO’suzları kastediyorsanız bir çelişki içine düşersiniz. Zira aslında GDO’lu üründe bu tanım içinde “Organik Gıda”dır. Bunun aksinin ispatı çok zordur. Bu çelişkiyi gidermek için yeni bir tanım kümesi kurmak zorunda kalırsınız. Bunu da doğaseverim diyen saflar, kendi elleriyle, dilleriyle yapmak zorunda kalır.

Bu noktada GDO’lulara yeni bir tanım kümesi açılması gerekir. Ya “Yarı-Organik” ya da “Bozulmuş Organik” gibi bir isim verilmesini gerekli kılar. Böylece GDOsuz ürünleri üreten şeytani zeka, doğa-severim diyenlere GDO’lu ürünleri tanımlamak için bir saha yaratır.

Peki siz bu tanımı yapmazsanız ne olur ?

Ne mi olur. Siz “Organik Gıda”, “Organik Gıda” dedikçe sürekli bir açmaz ve saflık ekseni içinde aksinin ispatı olmayan bir tanım içinde GDO’lu ürünleri dahil edersiniz. Zira GDO’lu üründe “Organik” bir üründür.

Zira organik ne demek ?  Canlı organizma demek. GDO’lu bir mısır cansız mıdır ?

Değildir. Eee.

Eee si “Organik Gıda” derken ki maksadınız neydi. GDO’suz, doğal gıdaları sağlığa yararlı gıdaları tanımlamak.

Oysa kendinizi öyle bir açmazlar içinde buldunuz ki akıl nasıl şaşmasın. “Organik Gıda” diye savunduğunuz tanımda GDO’lu üründe var. Bunun aksinin ispatı zor. Kendinizi kurtarmak için başvuracağınız yeni tanım oluşturma süreci ise GDO’lu ürüne bir meşruiyet alanı, yeni bir yaşam alanı oluşturacaktır. Üstelik bu da sizin kendi, çevreci bakış açınızla olacaktır. Kısaca çatışma çatışmayı doğuracaktır. Tarım kendini var kılacaktır. Böylece yeni bir organizma türünün varlığı tescil edilmiş olacaktır.

“Organik Gıda” lafının kullanılmasına ön ayak olanlar emin olunuz ki bunu en baştan düşünmüşlerdir.

Zira “Organik Gıda” tabirini kullanmak nereden akıllarına gelmiştir. Neden “Doğal Gıda” lafı kullanılmamıştır.

Çünkü “Doğal Gıda”nın aksi, “Doğal olmayan, bozulmuş gıdadır”. Yapay gıdadır. Yani insan eliyle oluşturulmuş, dönüştürülmüş gıda demektir. GDO’lu ürünler bu tanımda “yapay gıda”, “bozulmuş, dönüştürülmüş gıda” tanımına girer.

Oysa ki “Organik Gıda” tabirini kullanan kişi böylelikle GDO’lu ürününe “Yapay Gıda” denilmesini önlemektedir. Olayın üstünü örtmekte ve manipüle etmektedir. Zira “Organik Gıda”nın aksi olan “Inorganik gıda” tanımına girmeyen GDO’lu ürünün varlığı bulanıklaşmaktadır. Nerede olacağı, nereye konulacağı belirsiz kalmaktadır.

“Doğal Gıda” kullanılmıyor. Niye çünkü bunun aksi olarak tanımlanan bir ürün, spot tutulmuş ışık gibi ortaya çıkmaktadır. GDO’lu gıdalara “Doğal olmayan Gıda” denildiğinde bu ürünlerin genetiğinin bozulmuş, aslı halinden bilinmedik bir hale geçmiş, zehirli maddeler içerdiği, doğal halde farklı bir yapı olduğu gün gibi açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bu bulanıklaştırma ve üstünü örtmenin maksadı nedir. GDO’lu ürünün gerçek varlığını gizlemek. Onun içerdiği tehlike tanımlarını saklamak. Onun sahip olduğu kötü imajı gizlemek ve perdelemek. Mümkünse meşrulaştırmak.

İşte kafir “gerçeği örten” demektir. Bunu yapanlar Kafirdir. Her gerçek tanımlarla kelimelerle oynanarak böyle örtülür. İşte size bir operasyonun deşifresi.

Yeryüzünde ki canlıların düzenlerini tahrip etmek, onların genetiklerini onarılmayacak şekilde bozmak, günahtır, tehlikelidir. Bilimsel araştırma olsun mu olmasın mı. Kimse onlara araştırma yapmayın demiyor. Ama onlar işi paraya dökmüşler. İşi gücü bırakmış, ne olduğu, ne getireceği belli olmayan ürünleri insanlar üzerinde denemekten çekinmiyorlar.

Islah ayrı şey bozgunculuk ayrı bir şey. GDO’nun ıslahla aynı olduğunu söyleyenlere ve yukarıda ki tanımlarla pek güzel oynayanlara güzel bir cevap:

Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın denilince bizler ıslah edicileriz derler.  ( Bakara 11. Ayet )

İşte bu tanımları bu şekilde kullananlar Dünyayı idare ettiğini sanan bu zavallılardır. Onlar Allah’ın koyduğu kanunları bozarlar. Gerçeği örterler. Dünyayı ıslah ediyoruz, dünyaya barış huzur getiriyoruz derler. Ancak kendilerini kandırırlar.

Zira onların yeri bellidir.  Hak geldi batıl zayi oldu, zaten batıl zayi olmaya mahkumdu.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s