Uykusu Gelen Karınca


Karıncanın birinin birgün uykusu gelmiş. Gözlerinden  uyku akıyormuş. Yürüdükçe sallanıyormuş. Ancak çalışması gerekiyormuş. Gel zaman git zaman karınca gün boyu çalışmış çalışmış. Ancak sallandıkça sağa sola yalpalıyormuş. Yanındaki diğer karıncalar ne oluyor arkadaş diye ters ters buna bakıyormuş. Karınca yolunda yürürken yavaş kaldıkça arkadaki buna tostluyor, hızlı gitmeye çalıştıkça diğerlerine çarpıyormuş. Dayak yemeye az kalmış.

Derken yolda başka arkadaş bir karıncaya rastalamış. Diğer karınca neyin var demiş. Bizimkisi de çok uykum var uyumak istiyorum demiş.

Arkadaşı bunu kenara çekmiş

– Saçmalama ne uykusu, kes sesini kimse duymasın bunu demiş.

Bizimki şaşırmış

– Niye ne oldu ki

– Çalışmamak ne demek, Uyku ne demek, hiç karıncalar uyur mu demiş ve eklemiş

– Sen hiç uyuyan karınca gördün mü

Bizimkisi afallamış,

–  Nasıl yani demiş hiç yok mu

– Yok ya demiş arkadaşı

Karınca demek çalışmak demek

Üretmek demek, yürümek demek, koşmak demek, taşımak demek, yılmamak, azimle bir şeyleri yuvaya taşımak demek, karınca demek disiplin demek, karınca demek üretmek emek vermek demek demiş,

Ve ters ters bizimkinin suratına bakmış,

– Hiç uyumak demek dedim mi demiş,

Bizim safo,

– Yok demedin demiş içini çekerek

Ancak gözleri mayışan uykulu karınca esnemeye yeltenmiş,

Arkadaşı hemen ağzını kapatmış, bir yandan da sağı solu kolaçan ediyormuş.

– Ne yapıyorsun sen, görecekler.

Bizimkisi iyice şaşırmış ve arkadaşının bu halinden korkmuş, uykusu hafiften azalır gibi olmuş,

Arkadaş karınca bizimkini iyice köşeye çekmiş;

Ve bizimkinin olmayan kulaklarına sinirli sinirli.

– Ey aptal sen karınca gibi davranmazsan yok olur gidersin,

karınca gibi yaşamayanın yuvası karınca yuvası değildir

Asker karıncalar ya seni içeri sokmaz, ya öldürürler

Şansın varsa sürülürsün, aklını başına devşir.

Bizimkisinin gözleri faltaşı gibi açılmış,

– Ama demiş…

Öbürkü

– aması yok aması yok demiş,

Büyük bir iç geçirmiş ve

– Aahh demiş…

O sıra cigarası olsa tellendirecek bir hal içindeymiş

– Ah demiş bu bizim yazgımız.

Bizim karınca donuk bir ifadeyle arkadaşına bakıyormuş, dinliyormuş,

– Bana da arkadaşlarım anlattı, karınca olmak budur, bunu bilmek her karıncanın boynunun borcudur, sen bunları neden bilmezsin demiş.

Bizimkisi inanılmaz bir boşluk içinde anlaşılmaz bir rüyada gibi:

– Ama demiş benim uykum var.

Ve ben uyumak istiyorum.

Uyumak karınca olmamaksa öyleyse ben kimim demiş.

Bu sefer arkadaşı ne diyeceğini şaşırmış.

Bizimkisi devam etmiş:

– Ben uykusu gelen bir karıncayım diyorum ve sen değilsin diyorsun.

Öyleyse ben uykusu gelen bir karınca değilsem, uyanan bir kelebek neden olmayayım,

Ya da rüya gören bir aslan, veya hayaller içinde bir insan, ey dost karınca söyle bana

Ben uykusu gelen karınca değilsem neyim ?

Bütün bunları dinleyen arkadaş karınca hiçbirşey demeden sırtını dönmüş. Az önce bıraktığı yükünü binbir uğraşla yüklenip yuvasının yolunu tutmuş.

MA

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s